Trump 30 Yıllık İmam İçin Sınır Dışı Kararı Verdi

GÜNDEM (TURKISH DAILY NEWS) - TURKISH DAILY NEWS | 01.10.2026 - 21:22, Güncelleme: 01.10.2026 - 21:22
 

Trump 30 Yıllık İmam İçin Sınır Dışı Kararı Verdi

ABD’de 30 yılı aşkın süredir yaşayan ve Wisconsin’in en büyük camisinin liderliğini yapan Filistin kökenli Salah Sarsour hakkında sınır dışı kararı çıktı.

ABD’nin Wisconsin eyaletinde 30 yılı aşkın süredir yaşayan ve eyaletin en büyük camisinin liderliğini yapan Filistin kökenli Salah Sarsour hakkında sınır dışı edilebilir olduğuna karar verildi. Filistin haklarına verdiği destekle tanınan Sarsour’un avukatları, kararın ifade özgürlüğü açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini savunurken, karara karşı hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı. 30 Yılı Aşkın Süredir ABD’de Yaşıyor Islamic Society of Milwaukee’nin Başkanı Salah Sarsour, 30 yılı aşkın süredir ABD’de yasal olarak yaşıyor ve Green Card sahibi olarak ülkede bulunuyor. ABD vatandaşı altı çocuğu bulunan Sarsour, Wisconsin’deki Müslüman toplumunun önde gelen isimleri arasında yer alıyor. Filistin haklarına yönelik açık desteğiyle de tanınan Sarsour, 30 Mart 2026’da ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Birimi (ICE) tarafından gözaltına alındı. Indiana’daki bir cezaevinde 80 günden fazla tutulan Sarsour, haziran ayında federal mahkemenin kararıyla serbest bırakıldı. Göçmenlik Hakiminden Sınır Dışı Kararı Sarsour’un göçmenlik davasında yeni bir gelişme 30 Eylül’de yaşandı. Göçmenlik Hakimi Jayme Salinardi, Sarsour’un ABD’den sınır dışı edilebilir olduğuna hükmetti. Davanın dikkat çeken ayrıntılarından biri ise ABD yönetiminin Sarsour’un Green Card sürecinde yanlış beyanda bulunduğu yönündeki iddiasının hakim tarafından kabul edilmemesi oldu. Buna karşın mahkeme, dış politika ve ulusal güvenlikle bağlantılı farklı bir göçmenlik hükmü üzerinden sınır dışı işleminin uygulanabileceği sonucuna vardı.   Rubio’nun Değerlendirmesi Dosyada Öne Çıktı Sarsour’un avukatları Patrick Taurel ve Luna Droubi’ye göre kararda ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio tarafından hazırlanan değerlendirme önemli rol oynadı. Rubio’nun değerlendirmesinde Sarsour’un ABD’deki varlığının ve faaliyetlerinin, yönetimin dünya genelinde antisemitizmle mücadeleye yönelik dış politika hedeflerini olumsuz etkilediği savunuldu. Trump yönetimi daha önce benzer bir hukuki hükmü Filistin yanlısı faaliyetleriyle gündeme gelen Columbia Üniversitesi bağlantılı Mahmoud Khalil ve Mohsen Mahdawi’nin göçmenlik süreçlerinde de kullanmıştı. Avukatları: İfade Özgürlüğü Tehlikede Sarsour’un avukatları ise davanın yalnızca bir göçmenlik meselesi olmadığını savunuyor. Hukuk ekibi, Sarsour’un Filistin konusundaki görüşleri ve faaliyetleri nedeniyle hedef alındığını öne sürerek kararın ABD Anayasası’nın koruduğu ifade özgürlüğü açısından tehlikeli bir emsal oluşturabileceğini belirtiyor.   Sarsour’un haziran ayında gözaltından çıkarılmasına karar veren federal hakim de Filistin haklarını savunduğu için kendisine misilleme yapıldığı yönündeki anayasal iddiasının ciddi biçimde değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmişti. Ancak bu karar, sınır dışı davasının esasından ziyade Sarsour’un gözaltında tutulmasıyla ilgili ayrı hukuki süreci kapsıyordu. İsrail’deki Eski Dosyalar da Gündeme Geldi Davada Sarsour’un geçmişine ilişkin İsrail’deki eski mahkeme kayıtları da gündeme geldi. Sarsour’un 1980’li ve 1990’lı yıllarda İsrail askeri mahkemelerinde çeşitli suçlamalarla karşı karşıya kaldığı bildirildi. Sarsour söz konusu suçlamaları reddederken, avukatları bazı ifadelerin baskı ve işkence altında alındığını savunuyor. Hukuk ekibi ayrıca ABD makamlarının bu geçmişe ilişkin bilgilerden Sarsour’un ülkeye gelişinden beri haberdar olduğunu öne sürüyor. Sarsour’un ABD’de ise sabıka kaydının bulunmadığı bildiriliyor. Karar Henüz Hukuki Sürecin Sonu Değil Göçmenlik hakiminin kararı, Sarsour’un hemen ABD’den çıkarılacağı anlamına gelmiyor. Avukatları, gönderileceği ülkede işkence veya kötü muamele riskiyle karşılaşabileceği gerekçesiyle ek koruma talebinde bulunmaya hazırlanıyor. Bu sürecin ardından gerekirse sınır dışı kararına karşı üst mercilere başvurulması planlanıyor. Sarsour da kararın ardından mücadeleden vazgeçmeyeceğini açıkladı. 30 yılı aşkın süredir ABD’yi evi olarak gördüğünü belirten Sarsour, ifade özgürlüğü hakkını ve ülkede kalma hakkını savunmak için hukuki mücadelesini sürdüreceğini söyledi. Sarsour hakkındaki dava, Trump yönetiminin Filistin yanlısı aktivizm ile göçmenlik yasalarının dış politika hükümlerini nasıl uyguladığına ilişkin ABD’de devam eden tartışmaların son örneklerinden biri haline geldi.
ABD’de 30 yılı aşkın süredir yaşayan ve Wisconsin’in en büyük camisinin liderliğini yapan Filistin kökenli Salah Sarsour hakkında sınır dışı kararı çıktı.

ABD’nin Wisconsin eyaletinde 30 yılı aşkın süredir yaşayan ve eyaletin en büyük camisinin liderliğini yapan Filistin kökenli Salah Sarsour hakkında sınır dışı edilebilir olduğuna karar verildi. Filistin haklarına verdiği destekle tanınan Sarsour’un avukatları, kararın ifade özgürlüğü açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini savunurken, karara karşı hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.

30 Yılı Aşkın Süredir ABD’de Yaşıyor

Islamic Society of Milwaukee’nin Başkanı Salah Sarsour, 30 yılı aşkın süredir ABD’de yasal olarak yaşıyor ve Green Card sahibi olarak ülkede bulunuyor. ABD vatandaşı altı çocuğu bulunan Sarsour, Wisconsin’deki Müslüman toplumunun önde gelen isimleri arasında yer alıyor.

Filistin haklarına yönelik açık desteğiyle de tanınan Sarsour, 30 Mart 2026’da ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Birimi (ICE) tarafından gözaltına alındı. Indiana’daki bir cezaevinde 80 günden fazla tutulan Sarsour, haziran ayında federal mahkemenin kararıyla serbest bırakıldı.

Göçmenlik Hakiminden Sınır Dışı Kararı

Sarsour’un göçmenlik davasında yeni bir gelişme 30 Eylül’de yaşandı. Göçmenlik Hakimi Jayme Salinardi, Sarsour’un ABD’den sınır dışı edilebilir olduğuna hükmetti.

Davanın dikkat çeken ayrıntılarından biri ise ABD yönetiminin Sarsour’un Green Card sürecinde yanlış beyanda bulunduğu yönündeki iddiasının hakim tarafından kabul edilmemesi oldu. Buna karşın mahkeme, dış politika ve ulusal güvenlikle bağlantılı farklı bir göçmenlik hükmü üzerinden sınır dışı işleminin uygulanabileceği sonucuna vardı.

 

Rubio’nun Değerlendirmesi Dosyada Öne Çıktı

Sarsour’un avukatları Patrick Taurel ve Luna Droubi’ye göre kararda ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio tarafından hazırlanan değerlendirme önemli rol oynadı.

Rubio’nun değerlendirmesinde Sarsour’un ABD’deki varlığının ve faaliyetlerinin, yönetimin dünya genelinde antisemitizmle mücadeleye yönelik dış politika hedeflerini olumsuz etkilediği savunuldu.

Trump yönetimi daha önce benzer bir hukuki hükmü Filistin yanlısı faaliyetleriyle gündeme gelen Columbia Üniversitesi bağlantılı Mahmoud Khalil ve Mohsen Mahdawi’nin göçmenlik süreçlerinde de kullanmıştı.

Avukatları: İfade Özgürlüğü Tehlikede

Sarsour’un avukatları ise davanın yalnızca bir göçmenlik meselesi olmadığını savunuyor. Hukuk ekibi, Sarsour’un Filistin konusundaki görüşleri ve faaliyetleri nedeniyle hedef alındığını öne sürerek kararın ABD Anayasası’nın koruduğu ifade özgürlüğü açısından tehlikeli bir emsal oluşturabileceğini belirtiyor.

 

Sarsour’un haziran ayında gözaltından çıkarılmasına karar veren federal hakim de Filistin haklarını savunduğu için kendisine misilleme yapıldığı yönündeki anayasal iddiasının ciddi biçimde değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmişti. Ancak bu karar, sınır dışı davasının esasından ziyade Sarsour’un gözaltında tutulmasıyla ilgili ayrı hukuki süreci kapsıyordu.

İsrail’deki Eski Dosyalar da Gündeme Geldi

Davada Sarsour’un geçmişine ilişkin İsrail’deki eski mahkeme kayıtları da gündeme geldi. Sarsour’un 1980’li ve 1990’lı yıllarda İsrail askeri mahkemelerinde çeşitli suçlamalarla karşı karşıya kaldığı bildirildi.

Sarsour söz konusu suçlamaları reddederken, avukatları bazı ifadelerin baskı ve işkence altında alındığını savunuyor. Hukuk ekibi ayrıca ABD makamlarının bu geçmişe ilişkin bilgilerden Sarsour’un ülkeye gelişinden beri haberdar olduğunu öne sürüyor.

Sarsour’un ABD’de ise sabıka kaydının bulunmadığı bildiriliyor.

Karar Henüz Hukuki Sürecin Sonu Değil

Göçmenlik hakiminin kararı, Sarsour’un hemen ABD’den çıkarılacağı anlamına gelmiyor.

Avukatları, gönderileceği ülkede işkence veya kötü muamele riskiyle karşılaşabileceği gerekçesiyle ek koruma talebinde bulunmaya hazırlanıyor. Bu sürecin ardından gerekirse sınır dışı kararına karşı üst mercilere başvurulması planlanıyor.

Sarsour da kararın ardından mücadeleden vazgeçmeyeceğini açıkladı. 30 yılı aşkın süredir ABD’yi evi olarak gördüğünü belirten Sarsour, ifade özgürlüğü hakkını ve ülkede kalma hakkını savunmak için hukuki mücadelesini sürdüreceğini söyledi.

Sarsour hakkındaki dava, Trump yönetiminin Filistin yanlısı aktivizm ile göçmenlik yasalarının dış politika hükümlerini nasıl uyguladığına ilişkin ABD’de devam eden tartışmaların son örneklerinden biri haline geldi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turkishdailynews.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.