RTÜK Başkanı Mehmet Daniş açıkladı..
Medyametre 2025 Medya Kullanım Alışkanlıkları Araştırmasına göre;
televizyon, güvenilir haber alma kaynakları arasında 1. Sırada.
Yani Türkiye’de vatandaşı doğru ve güvenilir haberlerle buluşturan ana mecra eskiden olduğu gibi yine geleneksel medya.
Doğru ayağa kalkana kadar yalanının dünyayı dolaştığı sosyal medya çağında bizim gibi bir ülke için çok kıymetli bir veri bu.
Çünkü Türkiye yalan haberlerle, dezenformatif bilgilerle kırılmaya müsait fay hatları sürekli tetiklenen bir ülke. Tam da bu sebeple doğru, denetlenebilir, güvenilir geleneksel medya stratejik önemde.
Ancak geleneksel medyanın ciddi sorunları var.
Her biri binlerce basın emekçisini istihdam eden, bünyesindeki gazete ve haber kanallarını reklam gelirleriyle finanse eden TV kanallarının reklam pastasından aldıkları pay sürekli geriliyor.
Yabancı sermayeli dijital platformlar ve Youtube, Google gibi mecralar sadece geçen yıl Türkiye’den 150 milyar liraya yakın gelir elde etti.
Sahip oldukları vergi avantajları, yok denecek kadar az personel ve istihdam maliyetleriyle Türkiye’de ceplerini sınırsızca dolduruyorlar.
İzleyiciye sundukları içerikler ise özellikle çocuklar ve gençler açısından sayısız risk barındırıyor. LGBT propagandası yapılmayan bir tane dizi yok o meşhur platformlarda…
Adamlar hem Türkiye’nin kaynaklarını sömürüyor hem de aile kurumu başta olmak üzere toplumsal ahlakı yavaş yavaş çökertiyor.
Bütün bunlar olurken bize de geleneksel medyayı ayakta tutan 3-4 tane TV kanalını tartıştırıyorlar!
Kadın programları ve TV dizilerini hedef alan polemikler sosyal medyada ustaca köpürtülüyor. Ve algoritma oyunlarıyla ülke gündeminde ilk sıralara taşınıyor.
Özellikle son 2 yılda TV’lerin sürekli hedefte olma sebebi bu.
Gizli bir el Türkiye’nin yerli ve milli medyasını sistemli bir şekilde yok etmek için sürekli ateşe odun atıyor.
2026 yılında Kanal D ve ATV başta olmak üzere geleneksel TV kanalları sürekli RTÜK tarafından cezalandırıldı.
Yayın kurullarını ihlal eden elbette cezalandırılır.
Ama gündüz kuşağı programları ve diziler bahane edilerek bu televizyonların nefes alamaz hale getirilmesi kimin işine yarar?
Sanal ve dijital platformların önü otoban gibi açılırken geleneksel medyayı yok edersek elimize ne geçer?
Bu soruların cevaplarına herkes kafa yormalı.
Tehlikenin farkında mısınız?
Bu gidişle yabancı sermayeli NOW TV, Netflix, Disney’den başka kimse kalmayacak sektörde.
Allah korusun bir savaş halinde, pandemi durumunda, 15 Temmuz benzeri bir ihanet girişiminde Türkiye’nin haklı tezleri vatandaşa nerede anlatılacak? Algı operasyonları nasıl çürütülecek?
2023 seçimlerinden sonra 6’lı masanın “Seçimi neden kaybettik?” başlıklı raporlarına bir bakın… Saydıkları maddeler arasında üst sıralarda “İktidar medyasının söylemlerinin vatandaş üzerindeki etkisini öngöremedik” tespitini göreceksiniz.
Birilerinin başka hesaplarla itibarsızlaştırmaya çalıştığı medya yıllardır bu ülkenin, milletin yanında en ön safta kavga veriyor.
Yeniden gündüz kuşağı programları ve dizilere dönelim.
RTÜK kanallara “Çocukları ve gençleri korumak” refleksiyle para cezası kesiyor.
Ama çocukların gelişimini mahveden YouTube, Netflix, HBO, TikTok gibi dijital platformlar sınırsızca ve sorumsuzca yayınlarına devam ediyor!
Mesele şu ki.. Çocuk ve gençlerin ekran alışkanlıkları maalesef değişti.
Çocuk ve gençler daha çok dijital mecralarda.
Ama olağan şüpheli yine TV’ler! Dijital platformlara dokunan yok!
