Mikrofonu kapan İzmir'in sokaklarına çıkıp 'Cemil Tugay AK Parti'ye katıldı ne düşünüyorsunuz' diye soruyor? Aradığı cevapları buluncaya kadar da soruyor.
Cemil Tugay'a beddua edenleri, küfredenleri derleyip toparlayıp servis ediyorlar. Bilerek, taammüden, kasıtlı yapıyorlar. Oysa İzmir'de binlerce, on binlerce insan da 'çok iyi yaptı' diyor. Ama onları yani Cemil Tugay'a destek verenleri pek görmüyoruz.
Bakıyorsunuz bir sanatçı çıkmış 'İzmir ikinci kez işgal edildi' deme cüretinde bulunuyor.
Bir profesör de çıkmış 'ikinci kez fethedildi' diyor.
Şu zehirli dile bakar mısınız?
İkisinin de gözü dönmüş, ikisi de izandan yoksun!
Cemil Tugay AK Parti'ye katıldı çünkü hizmet etmek istiyor, iş yapmak istiyor, İzmir'in makus talihini değiştirmek istiyor. Çünkü CHP yahut YENİ Parti ne derseniz artık belediyeciliği bilmiyor.
Ne demişti vaktiyle CHP'li Çankaya Belediye Başkanı Muzaffer Eryılmaz?
'Yamyamlara para yetiştiremiyorum'!
Ben demedim, bir CHP'li dedi!
Uzun yıllar sonra yeniden belediyeleri kazanan CHP uzun yıllar önceki alışkanlıklarını maalesef terk edemedi. Tıkır tıkır işleyen şehirler devraldılar lakin eskittiler, çürüttüler. En temel belediyecilik hizmetlerini dahi veremediler. Veremiyorlar!
Akraba, eş, dost ne varsa doldurdular. Hizmet edecek kadrolar oluşturamadılar. Bir yandan Ekrem İmamoğlu, bir yandan Özgür Özel, Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır ve dahası. Hepsi bir adamını, bir yakınını bu belediyelerde iş başı yaptırdı.
Koca belediyeleri soydular soğana çevirdiler, borç batağına soktular.
Seçilen belediye başkanları gönderilen kadrolara iş yaptırtmadı. Söz dinletemedi.
Hasılı sonuç ortada!
Türkiye'de muarızları bile itiraf eder ki AK Parti belediyecilikte çok mahirdir. Hal böyle olunca Cemil Tugay iş üretmek, hizmet üretmek için AK Parti'ye katıldı.
Ya ne yapsaydı?
CHP'nin adayı olduğu için Cemil Tugay'a oy verenlerin bir kısmı, belki de büyük bir kısmı öfkeli. Bir yere kadar anlaşılabilir ama bunu kan davasına dönüştürmek de kabul edilebilir değil.
Partisini hiç ama hiç sorgulamayan bir tabandan söz ediyoruz. Tek korkuları yaşam tarzlarına müdahale edilir korkusu. Edilmez, edilmedi de. Lakin Ekrem İmamoğlu seçildiği gün binlerce işçiyi kapının önüne koydu.
Gelelim AK Parti tabanına!
Bir şeye kızdıklarında sandığa gitmeyecek kadar tepki gösteriyorlar. Bir de bunlara 'koyun' diye hakaret ediliyor. Nasıl bir koyunluksa. Sanırım şu sıralar şapkalarını önlerine alıp biraz düşünmelerinin tam vakti.
