Suça sürüklenen belediye başkanları' kavramını tam iki buçuk ay önce ortaya atmıştım. Sevgili Mahmut Övür 'müthiş bir yerden yakalamaşsın' deyip övmüştü.
Neyse! Mevzumuz bu değil!
Özgür Özel, Muhittin Böcek'ten onu aday yapması karşılığında bir milyon euro almış. Parayı oğul Böcek getirip teslim etmiş. Kime? Veli Ağbaba'ya.
Bir süre sonra Ağbaba 'Özgür Özel'in talimatı var 7-8 milyon daha göndersen iyi olur' demiş. Demem o ki Böcek'i adaylık için fena yolmuşlar. Derken Böcek aday gösterilmiş ve seçimi kazanmış. Lakin CHP genel merkezini doyurmayı başaramamış. Bir yandan CHP genel merkezini doyuracaksın öte yandan seçim öncesi verdiklerini yerine koyacaksın.
Zor iş!
Etkin pişmanlıktan faydalanmak için ifade veren Muhittin Böcek 'ben bu arkadaşları doyuramıyorum savcı bey. Bunların otel, uçak isteklerinden yoruldum. Beni bunlardan kurtarın' demiş.
Özkan Yalım'ın itiraflarında da ilginç bölümler var.
Özgür Özel'e saat, karısına çanta, babasına araba...
Al al bitmemiş!
Özgür Özel, Ali Mahir, Veli Ağbaba...
Doyuramamışlar bir türlü. Onlar istedikçe belediye başkanları müteahhitlere çökmüş. Artık müteahhitin de belediye başkanlarının da yolunacak tüyü kalmayınca iş patlıyor.
Yalnız Burcu Köksal zırnık koklatmamış. Onu da tehdit etmişler. Etmişler etmesine de Köksal dişli çıkmış.
'Kocanız tehdit edildi mi, bir çekinceniz var mı' diye soruyorlar Burcu Köksal'a. Malum Ak Parti'ye geçecek diye Özgür Özel bu yönde bir iftira atmıştı. Verdiği cevap siyasi tarihimize geçer.
Şöyle diyor:
'Benim CHP genel merkeziyle ilişkim yok ki yolsuzluğa bulaşayım'.
Şimdi biz gelelim meselenin en can alıcı kısmına. Tamam, bu belediye başkanları gırtlaklarına kadar suça bulaşmışlar. Eyvallah! Ama bunları suça sürükleyen bir genel merkez var. Azmettirici var!
Özgür Özel şöyle diyor:
'Ha o makam aracı Uşak Belediyesi'nin kasasından alınsın ha CHP'nin kasasından, ne fark eder'?
Şaban Sevinç de aynı şeyi söylüyor.
Neymiş? CHP'ye devletin bir başka kurumundan yani hazineden para geliyormuş. Belediyeler de devletin kurumuymuş.
İtiraf gibi bu sözler sadece Özgür Özel'i değil, CHP'yi de fena zora sokar benden söylemesi.
Saçmalamanın da bir sınırı olmalı değil mi?
Özgür Bey bir daha mı düşünseniz bu mevzuyu acaba, ne dersiniz?
