Turgay Güler
Köşe Yazarı
Turgay Güler
 

Arınç niye hâlâ AK Parti'de

Bülent Arınç çok bozulmuş. Abdullah Gül de. Utanmadan, sıkılmadan bozulmuşlar. Ak Parti'nin 25'inci yıldönümü videolarında Bülent Arınç yokmuş, sadece Erdoğan varmış-mış! Gül de yokmuş... Bir ara 'benim özgül ağırlığım' var diye tutturan Sayın Arınç bu son hadise üzerine 'eşitler arasında eşitlerdeniz' anlamında laflar etti. 2001 yılına kadar gidip; o gün Ak Parti'yi eşitler olarak kurduklarını Erdoğan'ın da eşitler arasında birinci sırada olduğunu falan söyledi. Gül'ün de benzer mızmızlanmaları var. Lakin her ikisinin de göremediği koca bir hakikat de öylece duruyor orta yerde. 2001 yılında kurulan Ak Parti'yi 2013 yılında yıkmak, parçalamak isteyenler oldu. Malum Gezi kalkışması! O süreçte Bülent Arınç da Abdullah Gül de ve bazı diğerleri de Erdoğan'ı yalnız bırakmışlardı. Bülent Arınç Gezicilerle görüşmüş 'Türkiye'yi hedef alan' isteklerini makul bulmuş 'mesajı aldım' diyerek yanlarından ayrılmıştı. O dönem Abdullah Gül'ün yaptıkları yenilir yutulur değildi. O da mesajı aldığından söz ediyor, vandalların sosyal medya paylaşımlarının engellenmesine bile set çekiyordu. Erdoğan tek başına yardı o kuşatmayı. Tek başına püskürttü o vandalları. Ve o gün Ak Parti yeniden kuruldu. Bir süre sonra 17/25 Aralık darbe girişimi geldi. Ak Parti bir kez daha hedefe kondu. Erdoğan FETÖ ile mücadele ederken Bülent Arınç FETÖ'cü ablaları savunmak için 'cübbemi giyesim var' diyordu. Abdullah Gül ise kılını kıpırdatmıyor, FETÖ'cülerin önemli isimleriyle oturup kalkıyordu. O gün de yine Erdoğan bu terör örgütüne karşı tek başına mücadele etti. AK Parti'yi bir kez daha kurdu. Sonrasında 15 Temmuz. Erdoğan yine tek başınaydı. Ve o gün bir kez daha kurdu Ak Parti'yi. Şüphesiz tüm bu süreçlerde arkasında millet vardı. Demem o ki Bülent Arınç'ın da Abdullah Gül'ün de göremediği o koca hakikat, 2001 yılında kurulan Ak Parti'nin, sonradan en az üç kez daha kurulduğudur. Ve her iki isim de bu süreçte Erdoğan'ın yanında değil karşısında olmuştur. Her fırsatta özgül ağırlığından, eşitler arasında bir eşit olmaktan bahseden Bülent Arınç kendi memleketi Manisa'da bile sevilmiyor artık. Çat kapı herhangi bir Ak Parti teşkilat binasına uğrasa içeridekilerin umurunda bile olmaz. Belki nezaketen bir çay ikram ederler. Kaldı ki bu son çıkışı bile fitne-fesat üretmekten başka bir şey değil. Sıkça sorulan o soru: İyi de Erdoğan Bülent Arınç'ı niçin hâlâ Ak Parti'de tutuyor? Bilemem! Ama bir tahminim var. Belki de 'dava adamı nasıl olunmaz' sorusuna müşahhas bir örneklik olsun diyedir.
Ekleme Tarihi: 19 Ağustos 2026 -Çarşamba
Turgay Güler

Arınç niye hâlâ AK Parti'de

Bülent Arınç çok bozulmuş. Abdullah Gül de. Utanmadan, sıkılmadan bozulmuşlar. Ak Parti'nin 25'inci yıldönümü videolarında Bülent Arınç yokmuş, sadece Erdoğan varmış-mış!

Gül de yokmuş...

Bir ara 'benim özgül ağırlığım' var diye tutturan Sayın Arınç bu son hadise üzerine 'eşitler arasında eşitlerdeniz' anlamında laflar etti.

2001 yılına kadar gidip; o gün Ak Parti'yi eşitler olarak kurduklarını Erdoğan'ın da eşitler arasında birinci sırada olduğunu falan söyledi.

Gül'ün de benzer mızmızlanmaları var.

Lakin her ikisinin de göremediği koca bir hakikat de öylece duruyor orta yerde.

2001 yılında kurulan Ak Parti'yi 2013 yılında yıkmak, parçalamak isteyenler oldu.

Malum Gezi kalkışması!

O süreçte Bülent Arınç da Abdullah Gül de ve bazı diğerleri de Erdoğan'ı yalnız bırakmışlardı. Bülent Arınç Gezicilerle görüşmüş 'Türkiye'yi hedef alan' isteklerini makul bulmuş 'mesajı aldım' diyerek yanlarından ayrılmıştı.

O dönem Abdullah Gül'ün yaptıkları yenilir yutulur değildi. O da mesajı aldığından söz ediyor, vandalların sosyal medya paylaşımlarının engellenmesine bile set çekiyordu.

Erdoğan tek başına yardı o kuşatmayı. Tek başına püskürttü o vandalları. Ve o gün Ak Parti yeniden kuruldu.

Bir süre sonra 17/25 Aralık darbe girişimi geldi. Ak Parti bir kez daha hedefe kondu. Erdoğan FETÖ ile mücadele ederken Bülent Arınç FETÖ'cü ablaları savunmak için 'cübbemi giyesim var' diyordu. Abdullah Gül ise kılını kıpırdatmıyor, FETÖ'cülerin önemli isimleriyle oturup kalkıyordu.

O gün de yine Erdoğan bu terör örgütüne karşı tek başına mücadele etti. AK Parti'yi bir kez daha kurdu.

Sonrasında 15 Temmuz.

Erdoğan yine tek başınaydı. Ve o gün bir kez daha kurdu Ak Parti'yi.

Şüphesiz tüm bu süreçlerde arkasında millet vardı.

Demem o ki Bülent Arınç'ın da Abdullah Gül'ün de göremediği o koca hakikat, 2001 yılında kurulan Ak Parti'nin, sonradan en az üç kez daha kurulduğudur. Ve her iki isim de bu süreçte Erdoğan'ın yanında değil karşısında olmuştur.

Her fırsatta özgül ağırlığından, eşitler arasında bir eşit olmaktan bahseden Bülent Arınç kendi memleketi Manisa'da bile sevilmiyor artık. Çat kapı herhangi bir Ak Parti teşkilat binasına uğrasa içeridekilerin umurunda bile olmaz. Belki nezaketen bir çay ikram ederler.

Kaldı ki bu son çıkışı bile fitne-fesat üretmekten başka bir şey değil.

Sıkça sorulan o soru:

İyi de Erdoğan Bülent Arınç'ı niçin hâlâ Ak Parti'de tutuyor?

Bilemem!

Ama bir tahminim var.

Belki de 'dava adamı nasıl olunmaz' sorusuna müşahhas bir örneklik olsun diyedir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turkishdailynews.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.