Salih Tuna
Köşe Yazarı
Salih Tuna
 

Trol sensin gevşek

Azerbaycan devlet erkânı "İç işlerimize karışmayın" diyor, Türkiye'den de mukabele gecikmiyor: "Azerbaycan'ın iç işlerine karışmak kimin haddine!" Şahane! O hâlde sorun ne? Sorun, devletler için geçerli olan "iç işleri" gibi sınırları halkların kalbine de döşemeye kalkmaktır. Azerbaycan'daki nevzuhur başörtüsü yasağına oradaki halk feryat figan ederken, Türkiye'deki milyonların bu feryadı duymazlıktan gelmesini kimse bekleyemez. Hele ki... Aynı zulme vaktiyle maruz kalanlardan bunu beklemek, o insanların bizzat kendilerine saygısızlık yapmasını beklemekten başka bir şey değildir. *** Efendim neymiş? Siyasi aktörler lafa karışınca "fitne" kopuyormuş. Varsayalım ki öyle, bundan halka/millete ne? "İç işleri"ne karışma muhabbeti devletler arasında olur, halklar arasında değil. Aynı mana ikliminde yıkananların arasına haritalar, bölgeler, coğrafi çizgiler, etnisiteler veya mezheplerle sınırlar çekemezsiniz. Zira Müslüman'a sınır çizen doğrudan İslam'ın kendisidir. Haksızlığa/zulme muttali olduğunda da kıymet hükmü bellidir: Önce elle düzelteceksin, gücün yetmiyorsa dille söyleyeceksin, o da olmuyorsa kalple/ gönülle tavrını koyacaksın. *** Aynı tavır İsrail ile ilişkiler için de geçerlidir. Mesela, Netanyahu denen soykırımcı BM kürsüsünde zırvalarken, o salonu terk etmeyen malum devletlerin eleştirilmesine kimsecikler karışamaz. "Efendim, hangi devletle ilişki kuracağımıza biz karar veririz!" Daha beter olun, da, halka ne? Halkların/milletlerin reel politik hesapları olmaz; Allah'a ve vicdanına hesap verir sadece. Gazze soykırımına karşı tavır koymak, insan onuruna sahip çıkmanın yani dilsiz şeytan olmamanın gereğidir. Hâliyle, Aliyev rejiminin İsrail'e karşı tavrını eleştirenleri "araya fitne sokmak isteyen troller" diye yaftalamaya çalışmak, en hafif deyimle gevşeklikten başka bir şey değildir. Asıl fitne, "cahili asabiyetlerle" insan vicdanını karartmaya çalışmaktır. Uzun lafın kısası şudur: Kimsecikler bu aziz milletten ne başörtüsü yasağına ne de insanlık vicdanını kanatan mahut soykırıma karşı "iç işleridir" diyerek dilsiz kalmasını bekleyemez.
Ekleme Tarihi: 20 Ekim 2026 -Salı

Trol sensin gevşek

Azerbaycan devlet erkânı "İç işlerimize karışmayın" diyor, Türkiye'den de mukabele gecikmiyor: "Azerbaycan'ın iç işlerine karışmak kimin haddine!"
Şahane!
O hâlde sorun ne?
Sorun, devletler için geçerli olan "iç işleri" gibi sınırları halkların kalbine de döşemeye kalkmaktır.
Azerbaycan'daki nevzuhur başörtüsü yasağına oradaki halk feryat figan ederken, Türkiye'deki milyonların bu feryadı duymazlıktan gelmesini kimse bekleyemez.
Hele ki...
Aynı zulme vaktiyle maruz kalanlardan bunu beklemek, o insanların bizzat kendilerine saygısızlık yapmasını beklemekten başka bir şey değildir.

***

Efendim neymiş? Siyasi aktörler lafa karışınca "fitne" kopuyormuş. Varsayalım ki öyle, bundan halka/millete ne?
"İç işleri"ne karışma muhabbeti devletler arasında olur, halklar arasında değil.
Aynı mana ikliminde yıkananların arasına haritalar, bölgeler, coğrafi çizgiler, etnisiteler veya mezheplerle sınırlar çekemezsiniz.
Zira Müslüman'a sınır çizen doğrudan İslam'ın kendisidir. Haksızlığa/zulme muttali olduğunda da kıymet hükmü bellidir:
Önce elle düzelteceksin, gücün yetmiyorsa dille söyleyeceksin, o da olmuyorsa kalple/ gönülle tavrını koyacaksın.
***

Aynı tavır İsrail ile ilişkiler için de geçerlidir.
Mesela, Netanyahu denen soykırımcı BM kürsüsünde zırvalarken, o salonu terk etmeyen malum devletlerin eleştirilmesine kimsecikler karışamaz.
"Efendim, hangi devletle ilişki kuracağımıza biz karar veririz!" Daha beter olun, da, halka ne?
Halkların/milletlerin reel politik hesapları olmaz; Allah'a ve vicdanına hesap verir sadece.
Gazze soykırımına karşı tavır koymak, insan onuruna sahip çıkmanın yani dilsiz şeytan olmamanın gereğidir.
Hâliyle, Aliyev rejiminin İsrail'e karşı tavrını eleştirenleri "araya fitne sokmak isteyen troller" diye yaftalamaya çalışmak, en hafif deyimle gevşeklikten başka bir şey değildir.
Asıl fitne, "cahili asabiyetlerle" insan vicdanını karartmaya çalışmaktır.
Uzun lafın kısası şudur:
Kimsecikler bu aziz milletten ne başörtüsü yasağına ne de insanlık vicdanını kanatan mahut soykırıma karşı "iç işleridir" diyerek dilsiz kalmasını bekleyemez.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turkishdailynews.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.