akire sorarsanız, Haluk Levent bunların en masumu. En azından ne yaptıysa kişisel çıkar elde etmek için yapmış.
Kendisinin ifadesine göre zaafına (kumar hastalığına) yenik düşmüş.
Mesela "Borsada işlem yapmak gibi pis bir huyum var..." demiş.
Malumunuz "huy" bireyin kişiliğini tanımlayan psikolojik bir davranış olarak mizaca mündemiçtir. Öyle eğitimle veya başka bir yöntemle öğrenilen bir şey değildir; çoklukla doğuştan gelen bir reflekstir.
Bunların huyu mu?
Valla pis huyları yok, bizzat pisliği huy hâline getirdiler, yani pislik atmayı.
***
Haluk Levent; usulsüzlük, hırsızlık veya dolandırıcılığı birilerini itibarsızlaştırmak veya kara çalmak için yapmadı. "Hayvani" menfaatleri dışında bir motivasyonu yoktu.
Ya bunlar?
Bunlar, "belhüm adal" yani hayvanlardan da aşağı.
Çünkü hiçbir hayvan başka hayvan hakkında bilerek gerçeğe aykırı söylemler geliştirerek onun zarar görmesini hedeflemez. Tamam, hayvanlar âleminde de öyleleri vardır ki başka bir hayvanı saldırgan veya suçluymuş gibi göstermeye çalışır... Fakat bunu "Şu hayvana iftira atayım, onu karalayayım, itibarını zedeleyeyim" gayesiyle yapmazlar.
Demem o ki, algı operatörlüğü, iftira ve yalan doğuştan gelen huylar gibi değildir. Bile isteye, yani taammüden öğrenilen kötülüklerdir.
Soru şudur: Bunlar mahut pislik atma huyunu kimden öğrendiler?
***
"Dershanelerinin kapatılması yüzünden bu yıl Malatya'da kayısı olmadı..." diyen FETÖ'nün gazetelerinden birinin (adı lazım değil) genel yayın müdüründen mi, "inlerine girilmesi" üzerine "Kirazları kurt vurdu" veya "Üstgeçit yıkıldı" veya "Deprem oldu" diyen o haşhaşi yazarçizerlerden mi bilmiyorum.
Benim bildiğim, bunlar da tıpkı FETÖ'cüler gibi her doğal afeti fırsata dönüştürmek için envaiçeşit tezvirata başvurmayı ihmal etmediler.
Matine-suare şu algıya çalıştılar:
Orman yangınlarını devlet hep seyreder, helikopterler falan hangarlarda bekletilir; laikin bunların bilumum Recep İvedikleri selek sepelek yangınları söndürür. Depremlerde devlete güvenilmez, Kızılay derseniz hem sahtekâr hem hırsızdır, tek güvenilecek olan AHBAP'tır, Haluk Levent'tir, ila ahir.
Bu pislik atma huylarından cesaret alan CHP'li belediye başkanları da CHP'ye üye olmayanlara çadır vermeyecek, verdiklerini de söküp geri alacak kadar tozuttular.
Şu ibretlik hâllerine bakar mısınız: "Türkiye'nin en güvenilir insanı" ilan ettikleri Haluk Levent'in yediği herzeler ortaya çıkınca zerre miskal mahcubiyet duymadıkları gibi "Haluk Leventmuhalif değildi ki..." diyebildiler.
Sanki muhalif olmasaymış ona güveneceklermiş gibi. Sanki muhaliflerin yapmadığı herhangi bir şeye güven duymuşlar gibi.
Sanki sırf muhalifler yapmadı diye Marmaray'a bile "su sızdırıyor" diyebilecek kadar pislik atmayı huy hâline getirmemişler gibi.
Mahcup olmamak, pislik atmayı huy hâline getirenlerin ortak özelliğidir.
