Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında kurulan Mekke Paktı'nın İran'ı hedef aldığı ve ABD-İsrail hattında konumlandığı iddiaları ilk günden beri dile getiriliyor. Pakt'a taraf olan üç ülkenin yetkilileri ise başından bu yana bunun bir savunma ortaklığı olduğunu, caydırıcılık niteliği taşıdığını ve herhangi bir ülkeyi hedef almadığını açıkça ifade ettiler. İttifakın İran'a karşı kurulduğu yönündeki iddiaları da her fırsatta reddettiler.
Türkiye'de Mekke Paktı'na şiddetle itiraz eden iki kesim var. Birincisi, muhalefette temsilini bulan ve "Mehmetçiği Arap çöllerine gönderecekler" diye karşı çıkanlar. Mekke Tezkeresi'nin Meclis'e sevk edilmesiyle itirazlarını daha da yükselttiler. İkincisi ise "Cumhur İttifakı"na yakın görünen bazı çevreler ve bunlara yakın STK'lar etrafında toplananlar. Bu kesim, Pakt'ın İran'a karşı kurulduğunu ve Trump ABD'siyle İsrail hattında olduğunu ileri sürüyor.
Bu iddiaları asılsız kılacak açıklama ise doğrudan İran'dan geldi. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, geçen hafta Tahran'da Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın katılımıyla yapılan toplantıya ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, görüşmelerin ana gündeminin İsrail olduğunu ve toplantıya katılan ülkelerin ortak kaygısının da İsrail tehdidi olduğunu söyledi.
Rızai, rejimin en dar yönetici çekirdeğinde yer alan isimlerden biri; konumu ve etkisi Dışişleri'nden, hatta Cumhurbaşkanı'ndan dahi önde. Toplantıdan aktardığı notlar dünya basınında geniş yer buldu. Suudi Arabistan Savunma Bakanı Halid bin Selman'ın, Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir'in ve Türkiye'yi temsilen katılan MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın İsrail konusundaki düşünce ve kaygılarını aktardı. Rızai'nin şu sözleri dikkat çekiciydi: "İsrail'e karşı o kadar kararlı ve sert konuştular ki... Sayın Halid bin Selman 'Sizden sonra İsrail Türkiye'nin peşine düşecek, ardından da sıra bize, Suudi Arabistan'a gelecek' dedi. Ayrıca Sayın Asım Münir ve İbrahim Kalın da benzer şekilde İsrail tehdidinden bahsettiler."
Mekke Paktı'na itiraz edenlerin ileri sürdüğü argümanların dayanıksız olduğu Tahran'daki dörtlü zirveyle bir kez daha ortaya çıktı. İran Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai'nin açıklamaları, "Mekke Paktı İran'a karşı, Trump tarafından kuruldu" şeklindeki suçlamaları, daha doğrusu kara propagandayı boşa çıkardı. Ortaya çıkan tablo, Pakt'ın hedefinin İran değil, bölgedeki ortak tehdit algısının merkezinde duran İsrail olduğu yönünde.
