Kemal Bey'in bu saatten sonra üzerine düşen en önemli sorumluluk, yine kendisinin ifade ettiği "CHP'de arınma süreci"ni büyük bir kararlılıkla yürütmek olmalıdır.
Zira arkadan hançerlendiği kurultayın sadece 13 yıllık genel başkanlık yaptığı CHP'ye değil, Türkiye'ye çok büyük bir maliyeti oldu.
Belediye fonlarıyla kurulan "ekosistem" ile belediyelerde adeta soygun düzenine geçildi. "İstanbul nimet nimet" anlayışıyla para kuleleri oluşturuldu. Medya ele geçirildi. Bu paralarla bir CHP ve medya dizayn edilirken, diğer yandan da Türkiye'yi ele geçirme hazırlıkları yapıldı.
Seçimlere dört yıl kala birdenbire Ekrem İmamoğlu'nun kendisini CHP'nin "cumhurbaşkanı adayı" ilan etmesi, CHP'yi kendisine kalkan olarak kullanma isteğiyle bağlantılı bir karardı. Haklarında başlayan soruşturmaları duyar duymaz CHP markasının altına gizlenerek bu soruşturmaları "siyasi" olarak yaftalamaya başladılar.
Birçok kez yazdım; belediye başkanları göreve gelir gelmez ilk önce kendilerini geçirecekleri yargı süreçlerine karşı güçlü ve dayanıklı hale getirirler. Bu, yaşadığımız siyasi düzenin kaçınılmaz sonucudur. Fakat kendilerini o kadar büyük bir zafer sarhoşluğuna kaptırmışlardı ki yargının kendilerine dokunamayacağını sandılar. Bir keresinde İmamoğlu, "Hakkımdaki dava cezayla sonuçlanırsa hükümet Yargıtay'ı göremez" bile dedi.
Haklarında peş peşe yolsuzluk soruşturmaları patladığında da meseleyi siyasileştirip milleti sokağa çağırdılar. Ancak aile şirketleri üzerine geçirilen villalar, bavul bavul dolarlar ve eurolar ortalığa saçılınca, değil millet, CHP tabanı bile bu ekibe siper olmaktan vazgeçti.
Ankara'da dün CHP Genel Merkezi'nin önünde, Özgür Özel'in çağrılarına rağmen kimse toplanmadı. Birkaç çıkar ortağının dışında kimse genel merkeze gitmedi. Nitekim CHP'liler de mahkeme kararına karşı çıkmanın pek akıllıca olmadığını fark etmiş durumda. 13 yıllık genel başkanları ve 30'un üzerinde milletvekili dışarıda, mahkeme kararının uygulanması için hazır bekledi. Sonuçta Özgür Özel de kendi koltuğunu garantiye almanın verdiği suhuletle genel merkezi terk etti.
Kemal Bey'e bundan sonra düşen görev, yolsuzluklarla, rüşvetle anılan CHP'yi bu kirden arındırmak olmalıdır. CHP'nin arkasına saklanan, dokunulmazlık zırhıyla CHP'yi de kirleten kim varsa büyük bir kararlılıkla üzerine gitmelidir. Kendisinin bahsettiği gibi, CHP'yi güvenli bir limana yanaştırdıktan sonra ancak gönül rahatlığı içinde "feragat" hakkını kullanabilir.
