Reklam kod içeriği yüklenmemiş.
Hikmet Genç
Köşe Yazarı
Hikmet Genç
 

Yüzme-yüzdürme, seçme ve seçilme hakkı!

Turgutlu Belediyesi AK Partili "başörtülü" meclis üyesi Nevim Baş şöyle diyor; "Atatürk, seçme ve seçilme hakkını kadınlara vermiştir. Başörtüsü olmayan kadınlar için tebrik ediyorum. Ama bana seçilme hakkını Cumhurbaşkanı Erdoğan 2013'te verdi." Evet doğru... Lakin "laikus epilepsi nöbeti" rahatsızlığına duçar olan bir kesim acayip çemkirdi. Sosyal medyada aynı merkezden ipi salınmış troller saldırıya geçti. Yok efendim Türkiye'de kadınlara 1930'da seçme, 5 Aralık 1934'te ise seçilme hakkı verilmiş. İlk kadın milletvekilleri 1935'te seçilmiş!? Nevim Hanım da öyle diyor zaten. "Atatürk, seçme ve seçilme hakkını kadınlara vermiştir, başörtüsü olmayan kadınları tebrik ediyorum. Ama o hak bana verilmedi" diyor. Neresi yanlış bunun? Bırakın 1934'ü, Nevim Hanım 2012'de milletvekili adayı olabilir miydi.., hadi diyelim oldu, kazansa Meclis'e girebilir miydi?.. Hayır... CHP o kadına haddini bildirirdi... (Bak Şekil "28 Şubat") O zaman niye çemkiriyorsunuz hırtlar. Nevim Hanım doğruyu söylüyor. 1935'te tüm kadınlara değil, başı açık kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi. Başı kapalı kadınların sadece 'seçme hakkı' vardı. Bu arada "seçme ve seçilme ve demokrasi" falan o da başka palavra. 46 hokkabazlığını saymıyorum. 1950'ye kadar "kadın ve erkeğin "seçme ve seçilme" hakkı olsa n'olur olmasa n'olur. Tek parti var, o da CHP. Neyin nerede kimin "seçimi" "seçmeni" "sandığı" "hür iradesi" var ki o dönemde? Bedeviye çölün ortasında "yüzme-yüzdürme, balık tutma" hakkı vermek gibi bi'şey! Olta ve şortu da bedava veriyorlar! Yemi kendin bulucan ama!.. Deprem bölgesine en çok CHP gitmiş! CHP sayesinde bizim de edebiyatımız gelişti. Kelime dağarcığımız CHP sayesinde zenginleşti! Ama bir türlü CHP siyasetini anlatmaya yetmedi. Diyor ki, en çok biz geldik deprem bölgesine. Kameraların önüne geçip "dövünüyor numarası yapmak", "acı üzerinden siyaset devşirmek" dışında ne yaptılar?.. Hiç bi'şey!.. Ama çıkıp "en çok biz buraya yani deprem bölgesine geldik" diyebiliyor. AK Parti Erdoğan'ın liderliğinde dünyada hiçbir ülkenin yapamayacağı bir şekilde asrın felaketini asrın inşasına dönüştürüyor. CHP ise her zamanki gibi heykel yaparak, yolsuzluk hırsızlık dosyalarını aklamaya çalışarak ve mezarlıkta çilingir sofrası kurarak siyasete devam ediyor. "Deprem bölgesine" en çok CHP gitmiş!?.. (gittin de n'aptın?, göster bi'şey!) Tamam bizim edebiyat gelişti ama kelime dağarcığımız da tükendi. Yüzsüz, pişkin , fütursuz, ar damarı çatlak, utanmaz, umursamaz, lüzumsuz..vs, Hepsini kullandık. Sizde başka bir kelime var mı CHP'yi tarif edecek?.. Ya da; "betimleyecek" diyelim!..
Ekleme Tarihi: 07 Şubat 2026 -Cumartesi
Hikmet Genç

Yüzme-yüzdürme, seçme ve seçilme hakkı!

Turgutlu Belediyesi AK Partili "başörtülü" meclis üyesi Nevim Baş şöyle diyor;
"Atatürk, seçme ve seçilme hakkını kadınlara vermiştir. Başörtüsü olmayan kadınlar için tebrik ediyorum. Ama bana seçilme hakkını Cumhurbaşkanı Erdoğan 2013'te verdi."
Evet doğru...
Lakin "laikus epilepsi nöbeti" rahatsızlığına duçar olan bir kesim acayip çemkirdi. Sosyal medyada aynı merkezden ipi salınmış troller saldırıya geçti.
Yok efendim Türkiye'de kadınlara 1930'da seçme, 5 Aralık 1934'te ise seçilme hakkı verilmiş. İlk kadın milletvekilleri 1935'te seçilmiş!?
Nevim Hanım da öyle diyor zaten. "Atatürk, seçme ve seçilme hakkını kadınlara vermiştir, başörtüsü olmayan kadınları tebrik ediyorum. Ama o hak bana verilmedi" diyor. Neresi yanlış bunun?
Bırakın 1934'ü, Nevim Hanım 2012'de milletvekili adayı olabilir miydi.., hadi diyelim oldu, kazansa Meclis'e girebilir miydi?..
Hayır... CHP o kadına haddini bildirirdi... (Bak Şekil "28 Şubat")
O zaman niye çemkiriyorsunuz hırtlar. Nevim Hanım doğruyu söylüyor.
1935'te tüm kadınlara değil, başı açık kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi. Başı kapalı kadınların sadece 'seçme hakkı' vardı.
Bu arada "seçme ve seçilme ve demokrasi" falan o da başka palavra.
46 hokkabazlığını saymıyorum. 1950'ye kadar "kadın ve erkeğin "seçme ve seçilme" hakkı olsa n'olur olmasa n'olur. Tek parti var, o da CHP.
Neyin nerede kimin "seçimi" "seçmeni" "sandığı" "hür iradesi" var ki o dönemde?
Bedeviye çölün ortasında "yüzme-yüzdürme, balık tutma" hakkı vermek gibi bi'şey!
Olta ve şortu da bedava veriyorlar!
Yemi kendin bulucan ama!..

Deprem bölgesine en çok CHP gitmiş!

CHP sayesinde bizim de edebiyatımız gelişti. Kelime dağarcığımız CHP sayesinde zenginleşti!
Ama bir türlü CHP siyasetini anlatmaya yetmedi.
Diyor ki, en çok biz geldik deprem bölgesine.
Kameraların önüne geçip "dövünüyor numarası yapmak", "acı üzerinden siyaset devşirmek" dışında ne yaptılar?..
Hiç bi'şey!..
Ama çıkıp "en çok biz buraya yani deprem bölgesine geldik" diyebiliyor. AK Parti Erdoğan'ın liderliğinde dünyada hiçbir ülkenin yapamayacağı bir şekilde asrın felaketini asrın inşasına dönüştürüyor.
CHP ise her zamanki gibi heykel yaparak, yolsuzluk hırsızlık dosyalarını aklamaya çalışarak ve mezarlıkta çilingir sofrası kurarak siyasete devam ediyor.
"Deprem bölgesine" en çok CHP gitmiş!?.. (gittin de n'aptın?, göster bi'şey!)
Tamam bizim edebiyat gelişti ama kelime dağarcığımız da tükendi.
Yüzsüz, pişkin , fütursuz, ar damarı çatlak, utanmaz, umursamaz, lüzumsuz..vs,
Hepsini kullandık.
Sizde başka bir kelime var mı CHP'yi tarif edecek?..
Ya da; "betimleyecek" diyelim!..
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turkishdailynews.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.