Doğal afet, terör saldırısı, cinayet, trafik kazası, pandemi..vs, hiç fark etmiyor. Herhangi bir mevzuyu günlerce aylarca tartışabiliyoruz.
Böyle bir meziyetimiz var. Psikoloğu, sosyoloğu, pedagogu, işin uzmanı, bilişimci, siyasetçi, gazeteci, güvenlikçi.., vesairemizle her toplumsal travmayı gerekli gereksiz tüm detaylarıyla tartışıp ıncığını cıncığını çıkarmaya bayılıyoruz.
İcraat?.., sonuç?.., fayda?..
Yok!..
Ama ille de konuşmalıyız. Yeter ki reytingde geri düşmeyek!
Yahu sorunlar konuşulmasın demiyoruz. Ama tartışma iştiyakı daha büyük sorunlara sebep oluyor. Travmaları tetikliyor. Uzmanlar bunu görmüyor mu?
Gavurcası; "Copycat crime" (Taklit suç/ya da suçu taklit etmek)
Şöyle tarif ediliyor;
"Taklit suç, daha önceki bir suçtan esinlenen veya örnek alınan bir suç eylemidir. Özellikle söz konusu suçları tasvir eden medya içeriğine ve/veya canlı bir suç modeline maruz kaldıktan sonra ortaya çıkar."
'Taklit etkisi' ile suçun nasıl tetiklendiği ise şöyle anlatılıyor.
"Taklitçi etki, şiddet içeren cinayetlerin, katliamların veya intiharların sansasyonel kamu tanıtımları sebebiyle taklit edilme ve daha fazla ortaya çıkma eğilimidir."
Kahramanmaraş'taki okul katliamında saldırganın WhatsApp profilinde ABD'de 2014'te katliam yapan Elliot Rodger'ın fotosu bulundu. Rol model bir cani var.
Şanlıurfa-Siverek'te bir okulun eski bir öğrencisinin pompalı tüfekle okulda dehşet saçmasından tam 1 gün sonra Kahramanmaraş'ta bir okulda gerçekleşen katliam tesadüf değildir.
Taklit suç-taklitçi etkidir. Aynen bir intihar vakasından sonra ardı ardına yaşanan intihar olayları gibi.
Başka meselelerde işin suyunu çıkarmak istiyorsanız, hobi olarak tartışın, suyunu yine çıkartın. Ama burada da durun yahu!..
Tedbir alınır, yaşananlardan ders çıkartılır, tamam. Polisle, güvenlikle milyonlarca saat tartışarak çözülmez. Şunun da farkına varalım artık.
"Büyüyünce 'youtuber' olacağım" diyen var.
"Ailesiyle geçirdiği vaktin çok daha fazlasını sanal dünyada geçiren" var.
"Ebeveyn olarak asla dünyasına giremediğimiz gençlerimiz" var.
"Sosyalleşemediği için manevi-moral değerleri dijital alanda kodlamak zorunda kalan evladımız" var.
"Ne için yaratıldığını hayatın anlamını düşünecek kadar vakti olmayan, cep telefonu, tablet ve internet ile heder olan bir gençlik" var.
Çözümü şudur efendim.
Allah'tan korkan ehli iman bir nesil yetiştirmek. Onlara mümin olarak "rol model" olmak. Gerisi "Tevekkelnâ 'âlAllah"...
İbn Haldun'a kulak verelim;
"Çocuklarınızı terbiye etmeye çalışmayın. Çünkü zaten size benzeyeceklerdir. Kendinizi terbiye edin yeter."
