İşte ‘128 milyar dolar’ yalanının dijital ve siyasi kodları! FETÖ yazdı CHP oynadı
İşte ‘128 milyar dolar’ yalanının dijital ve siyasi kodları! FETÖ yazdı CHP oynadı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından ortaya atılan ve Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) dijital propaganda mecraları aracılığıyla yaygınlaştırılan "128 milyar dolar" iddialarının, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ı yıpratmayı amaçlayan organize bir dezenformasyon faaliyeti olduğu Anayasa Mahkemesi (AYM) kararıyla hukuken ortaya koyuldu; böylelikle Türk siyasi geçmişinin en büyük sistematik algı operasyonlarından biri olarak değerlendirilen bu sürecin perde arkası netlik kazandı.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından ortaya atılan ve Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) dijital propaganda mecraları aracılığıyla yaygınlaştırılan "128 milyar dolar" iddialarının, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ı yıpratmayı amaçlayan organize bir dezenformasyon faaliyeti olduğu Anayasa Mahkemesi (AYM) kararıyla hukuken ortaya koyuldu; böylelikle Türk siyasi geçmişinin en büyük sistematik algı operasyonlarından biri olarak değerlendirilen bu sürecin perde arkası netlik kazandı.
Firari FETÖ'cü Cevheri Güven'in senaryoları, Said Sefa'nın sosyal medya manipülasyonları ve CHP'nin billboard siyaseti deşifre oldu. İşte "128 milyar dolar" yalanının dijital ve siyasi kodları.
Kampanyanın kurumsal düzeyde sahibi, yürütücüsü ve tüm ülkeye yayan ana gücü Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) oldu. CHP Genel Merkezi tarafından organize edilen bu süreçte, Türkiye'nin dört bir yanındaki CHP il ve ilçe binalarına, billboardlara "128 milyar dolar nerede?" yazılı dev afişler asıldı. Kemal Kılıçdaroğlu kampanyanın siyasi yürütücülüğünü yaparak paranın "arka kapı yöntemleriyle peşkeş çekildiğini" iddia etti. Özgür Özel ise ekonomi politikalarını hedef alıp "hesap soracağız" söylemiyle meydanlarda bu iftirayı canlı tuttu. Eski bir Hazine Müsteşarı sıfatı olan Faik Öztrak ise teknik verileri manipüle ederek kampanyanın "ekonomik sözcülüğünü" üstlendi. CHP'li Milletvekilleri Aykut Erdoğdu, Engin Altay gibi isimler hem meclis kürsüsünde hem de meydanlarda bu kampanyanın siyasi retorikliğini yaptı. Millet ittifakı ortakları olan Meral Akşener, Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu da bu kurgu iddiayı sahiplenerek operasyona destek verdi.
CHP merkezli başlayan bu saldırı, FETÖ'nün firari isimleri ve sosyal medya ağları tarafından dijital dünyada devasa bir algı operasyonuna dönüştürüldü. FETÖ mensupları, firari isimleri ve örgüte ait sosyal medya ağları, operasyonun dijital ayağını ve "algı yönetimi" kısmını çok güçlü bir şekilde destekledi. Örgütün bu kampanyaya verdiği destek yurt dışından yönetilen sosyal medya hesapları, YouTube yayınları, bot hesaplar vasıtasıyla yürütülen suni gündem çalışmaları ve üretilen dezenformasyon içeriklerinin yayılmasıyla sağlandı. Algı operasyonunun dijital üssü firari FETÖ'cülerin YouTube yayınlarıyla yapıldı. Kampanya döneminde Türkiye'den kaçan ve yurt dışından yayın yapan en bilindik FETÖ'cü "gazeteci" ve "analist" maskeli isimler, her gün bu konuyu işleyen videolar yayınladı. Firari FETÖ üyesi ve birçok kumpas soruşturmasında adı geçen Cevheri Güven, çektiği manipülatif videolarda Merkez Bankası rezervleri ve Berat Albayrak üzerinden kurgusal senaryolar üreterek paranın "usulsüzce birilerine aktarıldığı" yalanını işleyip, CHP'nin siyasi söylemlerine sözde "istihbarat/arka plan" sağlama rolü üstlendi. FETÖ'nün Fuat Avni hesabının yöneticilerinden Said Sefa ise sosyal medya ve YouTube üzerinden yaptığı yayınlarda "128 milyar dolar nerede?" sorusunu ve üretilen sahte grafik ve iddiaları köpürterek muhalif seçmenin bu algıya inanmasını sağlamaya çalıştı. Firari azılı FETÖ'cüler Adem Yavuz Arslan, Tarık Toros ve Erkam Tufan Aytav kendi dijital platformlarında CHP'li siyasetçilerin iddialarını "ekonomik çöküşün kanıtı" olarak sunup, bu söylemleri her gün batı kamuoyuna da taşımaya gayret etti.
Kampanyanın X (Twitter) boyutunda, FETÖ'nün profesyonelce kullandığı trol ağları ve bot hesapları devreye sokuldu. CHP ve diğer muhalefet partilerinin açtığı #128MilyarDolarNerede veya Berat Albayrak'ı hedef alan hakaret içerikli etiketlerin (hashtag) Türkiye ve dünya gündeminde (Trend Topic) kalması için FETÖ'nün kontrolündeki binlerce uyuyan/sahte hesap eş zamanlı olarak milyonlarca tweet attı. Bu sayede asılsız iddiaların sosyal medyada organik bir halk tepkisiymiş gibi görünmesi sağlanıp, üretilen sahte içerikler ve manipüle edilen Merkez Bankası tabloları bu ağlar vasıtasıyla milyonlarca kişiye ulaştırıldı.
FETÖ'nün bu kampanyadaki temel taktiği; Merkez Bankası'nın tamamen yasal, kayıtlı ve şeffaf piyasa müdahalelerini, pandemi döneminde kur dengesini korumak ve piyasaya döviz likiditesi sağlamak için yapılan swap ve döviz satış işlemlerini "gizli ve karanlık işlermiş" gibi sunmak oldu. Örgüte ait finansal kılıflı sosyal medya hesapları ile anonim borsa ve ekonomi hesapları, teknik verileri çarpıtarak "Para kayıt dışı satıldı, kimlere satıldığı gizleniyor, yandaşlar zengin edildi" argümanını üretti. CHP ise bu "hazır üretilmiş" algı malzemesini siyasi mitinglerine ve billboardlarına taşıyarak kampanyayı kurumsallaştırdı.
Operasyonun en büyük kırılma noktası, CHP'li İlhan Kesici'nin itirafı oldu. Kesici, katıldığı canlı yayında "Merkez Bankası'nda para kaybolmaz. Her şey kayıt altındadır" diyerek kendi partisinin yürüttüğü kampanyanın hiçbir olgusal temeli olmadığını açıkça beyan etti.
Hazırlanan raporlar ve yargı süreci, bu saldırının üç temel amacı olduğunu ortaya koydu. İlk amaç Berat Albayrak'ı itibarsızlaştırmaktı. Enerjideki milli eksen sondaj gemileri, ve nükleer projeler gibi hamlelerinden duyulan rahatsızlık nedeniyle Albayrak'ı siyaset dışına itme hedeflendi. Türkiye'nin finansal itibarını zedeleyerek yabancı yatırımcıyı ürkütmek ve sermaye girişini engellemekte ekonomik kaos olarak ikinci başlıktaydı. CHP'nin başlattığı FETÖ'nün sahiplendiği bu propagandayla Hükümet karşıtı dalga başlatılması da diğer plandı. Yolsuzluk algısı inşa ederek Gezi benzeri kitle hareketlerini veya erken seçimi zorlamak hedefler arasındaydı.
Berat Albayrak'ın hukuk mücadelesi sonucunda Anayasa Mahkemesi (AYM), CHP'nin iddialarının somut bir veri veya belgeyle desteklenmediğine ve doğrudan bir suç isnadı niteliği taşıdığına hükmetti. Mahkeme, söz konusu kurgu videoların ve iddiaların ifade özgürlüğü sınırlarını aştığını, kişilik haklarına saldırı olduğunu tescilleyerek CHP'yi tazminat ödemeye mahkûm etti.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
