Ekrem İmamoğlu'na 500 Bin Dolar Verdim
Ekrem İmamoğlu'na 500 Bin Dolar Verdim
İBB dosyasında itirafçı olan bugün hakim karşısına çıkan Adem Soytekin, KİPTAŞ Yeşilpınar projesi için Ali Kurt 500 bin dolar istemiştir. Söylediklerimin arkasındayım" diyerek verdiği ifadede herhangi bir baskı olmadığını söyledi.
İBB dosyasında itirafçı olan bugün hakim karşısına çıkan Adem Soytekin, KİPTAŞ Yeşilpınar projesi için Ali Kurt 500 bin dolar istemiştir. Söylediklerimin arkasındayım" diyerek verdiği ifadede herhangi bir baskı olmadığını söyledi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk operasyonları sonucunda peş peşe tutuklamalar yapıldı.
Başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere CHP'li bazı belediye başkanları, bu operasyonlar kapsamında tutuklandı.
İddianamenin hazırlanmasıyla da geçtiğimiz ay başlayan dava sürüyor.
92 tutuklu 414 sanık, duruşmanın yedinci haftasında hakim karşısına çıktı.
26’ncı duruşmada sanıkların savunması dinlenirken bugün hakim karşısına geçen isim, itirafçı olan Adem Soytekin oldu.
SOYTEKİN: SÖYLEDİKLERİMİN ARKASINDAYIM
Adem Soytekin, söylediklerinin arkasında olduğunu belirtti.
İfade verirken herhangi bir baskının olmadığını söyleyen Soytekin, şöyle devam etti;
"BEN RÜŞVET ORGANİZASYONU KURMADIM"
"Bugüne kadar iş almak için kimsenin kapısına gitmedim, birilerinin nüfuzuna sığınarak iş istemedim.
Aksine yaptığım işlerin kalitesinden hep tercih edilen tarafta oldum. Burada olmamın sebebi hayatım boyunca sevdiğim şeyi, inşaat işi yapmamdır.
Ortada hayali bir iş yoktur, yaptığım yapılar hala ayakta ve kamunun kullanımındadır, dolayısıyla bu işlerde alınan hak edişler de gerçektir.
İş yapan ve yaptığı işin karşılığını alan bir müteahhidim."
"BEN BASKI ALTINDA KALMADIM"
Etkin pişmanlık yapan iftiracıdır, önüne gelen belgeleri imzalayan kişilerdir gibi söylemleri kesinlikle reddediyorum.
Ben savcılık ifademde hiçbir şekilde baskı altında kalmadım.
"SÖYLEDİKLERİMİN ARKASINDAYIM"
KİPTAŞ Yeşilpınar projesi için Ali Kurt, 500 bin dolar istemiştir. Söylediklerimin arkasındayım. Benim o dönem kasamda 100 bin dolar vardı. O dönem ortağım olan Erdal Tokmaçı'dan 400 bin dolar aldım.
"BU İNŞAAT İŞLERİNİ TEK BAŞIMA YAPMADIM"
Kamu tesisleri genelde bağışlarla yapılır, bu herkesin malumudur. Belediyeler de bu tesisleri aynı yöntemle yapar. Adına gönüllü bağış, sosyal donatı katkısı veya her ne derseniz deyin iş böyle yürür.
İşte ben, Beylikdüzü Belediyesi'nin yaptırdığı bu tesisleri inşa eden müteahhidim. Beylikdüzü Belediyesi'nden hemen hemen tamamı ihalesiz olarak yapılan bu işleri aldım ve yaptım.
Bu inşaat işlerini tek başına yapmadım. Bir yapının inşası 300'ün üzerinde bileşenden oluşur. Belediye bize kreş, yurt gibi işi verirdi, karşılığını kimi zaman daire, dükkan, kimi zaman da çek şeklinde alacaksın, derdi. İşimi yapar belediyenin beni yönlendirdiği bağışçılardan alacağımı alırım, cariden düşerim.
Elbette bu noktada bağış adı altında belediyeye bu ödemeleri yapan kişilerin, o dönemde o bölgede iş yapan, yani belediye ile işi olan müteahhitler olduğunu da bilmekteyim. Dolayısıyla bu ödemelerin her durumda herhangi bir zorlama olmaksızın, gönüllü bağış olarak verilmediğini hem meslek erbabı olmam hem de aynı işleri yaparken benzer muamelelerle karşılaşmam nedeniyle tahmin edebilecek ve bilecek durumdayım.
SUÇLAMALARI REDDETTİ
Soytekin, yaptığı işler karşılığında aldığı tüm paralara ilişkin evrakları dosyaya sunduğunu belirtti.
Kendisiyle hiç görüşme kaydı olmayan kişilerin hakkındaki soyut beyanlarını kabul etmediğini söyleyen Soytekin, "Suçlamaları reddediyorum, hayatımın tamamı, ticari geçmişim ortadadır. Nüfuz ticaretine ihtiyacım olmadığım bugüne kadarki iş hacmimden görülecektir." dedi.
Soytekin, Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kendisine açılan davadan mahkum olduğunu belirterek, "Belediye karşısında kendi işini dahi çözemeyen böyle birinin, 'örgüt yöneticisi' olarak diğer müteahhitlerin problemini çözen kişi olarak gösterilmesi normal midir?" beyanında bulundu.
"O TOPLANTI BAL GİBİ YAPILMIŞ"
Adem Soytekin, kendisine yönelik "Etkin pişmanlık yapan iftiracıdır, yalancıdır, iftira atıyor" şeklindeki söylemleri kabul etmediğini anlatarak, şunları kaydetti:
"İfademin hiçbir aşamasında baskıyla ya da 'Şunu imzala, evine git' gibi bir söylemle karşılaşmadım, önüme imzalamam için hazır bir evrak konulmadı. Peki, ben neden etkin pişmanlık talebinde bulundum? Suç işlemediğimi anlatabilmek, eğer bir örgüt iddiası varsa ve ben bilmeden de olsa bu örgütün içindeysem pişmanım demek için yaptım.
Tutuklanmamın ardından tanıklar ve şikayetçi müteahhitlerin 'Parayı Fatih Keleş'e, dükkanları ve daireleri Adem Soytekin'e veriyorduk şeklinde ifadeler vermesi üzerine rahatsız oldum. Avukatım aracılığıyla belediyeden konuyla ilgili bir açıklama yapılmasını, verilen gayrimenkullerin hak ediş bedeli olduğunu söylemelerini istedim. Bir açıklama yapılmayacağı tarafıma bildirilince etkin pişmanlık sürecimi başlattım."
Soytekin, "Mehmet Pehlivan benim anlattıklarımın tamamen yalan olduğunu, hatta işi ileriye götürüp hayal ürünü toplantı olduğunu söylüyor. Ama gerçek öyle değil.
O toplantı hayal falan değil, bal gibi de yapılmış. Burada yapılmış. Son tutukluluk incelenmesinde kendi vekilleri çıkıp 'Evet bu toplantı yapıldı.' diyor, üstüne bir de organizasyonu benim yaptığımı söylüyorlar. Beni yönetici yazdılar ya muhtemelen o yüzdendir.
Şimdi soruyorum, hem böyle bir toplantı yok diyeceksin hem de kendi avukatların toplantı yapıldı diyecek. Bu nasıl iş? Gerçek ortada. İstediğiniz kadar inkar edin Mehmet Bey. Dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyorsunuz." açıklamasında bulundu.
VERDİĞİ İFADEYLE MEHMET PEHLİVAN TUTUKLANMIŞTI
Soytekin, 'etkin pişmanlık' kapsamında verdiği ifadesinde, 7 Mart 2025'te mal varlığına tedbir kararı konulmasının hemen ardından Avukat Mehmet Pehlivan'ı aradığını, aynı günün akşamı Mehmet Pehlivan öncülüğünde Fatih Keleş, Tuncay Yılmaz, Turan Taşkın Özer, Hüseyin Köksal ve İbrahim Bülbüllü ile ofiste toplandıklarını iddia etmişti.
Soytekin, Mehmet Pehlivan'ın konuşmasında, ifadelerde neler konuşulacağının belirlendiğini ve belediye bürokratlarının tutuklanması halinde hepsine maddi yardım yapılacağını, operasyonun siyasi olduğunun söylemesi yönünde öğütlediğini ileri sürmüştü.
İMAMOĞLU'NA 2 BİN 352 YILA KADAR HAPİS İSTENİYOR
İddianamede 'örgüt lideri' olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu'nun; 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'rüşvet', 'suç gelirlerinin aklanması', 'kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık', 'kişisel verilerin kaydedilmesi', 'kişisel verileri ele geçirme ve yayma', 'suç delillerini gizleme', 'haberleşmenin engellenmesi', 'kamu malına zarar verme', 'rüşvet alma', 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma', 'irtikap', 'suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama', 'ihaleye fesat karıştırma', 'çevrenin kasten kirletilmesi', 'vergi usul kanununa muhalefet', 'orman kanununa muhalefet' ve 'maden kanununa muhalefet' suçlarını işlediği iddia edildi.
İmamoğlu'nun, 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
