Cezaevi Personelini Beslediği ve Bu Sayede Çok Rahat Ettirildiği ddia Edilen Ekrem Neden Başka Bir Ceza Evine Nakledilmiyor

DOLANDIRICILIK (T.D.N) - Turkish Daily News | 24.12.2025 - 15:33, Güncelleme: 24.12.2025 - 15:56
 

Cezaevi Personelini Beslediği ve Bu Sayede Çok Rahat Ettirildiği ddia Edilen Ekrem Neden Başka Bir Ceza Evine Nakledilmiyor

Silivri Ekreme Hizmet ediyor. Ekrem'den rahatı yok

Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yaparken çeşitli dava ve soruşturmalara tabi tutulmuştur. Hakkında bugüne kadar yedi ayrı dava açılmış, dört ayrı soruşturma ise devam etmektedir. Bu davalardan dördü sonuçlanmıştır. Yüksek Seçim Kurulu üyelerine yönelik ifadeleri nedeniyle açılan ve kamuoyunda "Ahmak Davası" olarak bilinen YSK üyelerine hakaret davası kapsamında "kamu görevlisine hakaret” suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir ve karar istinaf sürecindedir. Eski Ordu Valisi Seddar Yavuz’a yönelik sözleri nedeniyle açılan davada para cezası uygulanmıştır. Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’ya yönelik ifadeleri sebebiyle açılan bir diğer “kamu görevlisine hakaret” davası ise beraatla sonuçlanmış ve karar kesinleşmiştir.   İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’e yönelik açıklamaları nedeniyle açılan davada İmamoğlu hakkında; hedef gösterme suçundan beraat, tehdit suçundan 2 ay 15 gün hapis cezası ve kamu görevlisine hakaret suçundan 1 yıl 5 ay hapis cezası verilmiştir. İki dava ise halen yargı aşamasındadır. Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin olarak açılan “ihaleye fesat karıştırma” davası, “tehdit ve terörle mücadelede görev almış kişiyi hedef gösterme” davası ve bir bilirkişiye yönelik ifadeleri nedeniyle açılan “yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs” davası halen devam etmektedir. Savcılık, açılan davalar kapsamında İmamoğlu hakkında toplamda 23 yılı aşan hapis cezası ve siyasi yasak talep etmektedir.   Devam eden ve hepsi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılmış olan beş soruşturma ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin harcamalarına ilişkin olarak başlatılan “görevi kötüye kullanma”, İstanbul Üniversitesi'ne yatay geçiş sürecine ilişkin olarak başlatılan “resmî belgede sahtecilik”, belediye iştiraklerinde terör bağlantılı kişilerin istihdam edildiği iddiasına yönelik olarak başlatılan “terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım”, kamu kaynaklarının usulsüz kullanımı, rüşvet, kadrolaşma ve ihale süreçlerine müdahale edildiği yönündeki iddialar nedeniyle başlatılan “rüşvet, irtikap ve ihaleye fesat karıştırma” soruşturması ve mahkeme sırasında savcılar hakkındaki ifadeleri nedeniyle başlatılan soruşturmadır. Bu davalar ve soruşturmalar, yalnızca hukuki boyutlarıyla değil, aynı zamanda siyasal sonuçları bakımından da Türkiye kamuoyunun dikkatle izlediği süreçler arasındadır. Aşağıda, İmamoğlu hakkında açılan başlıca dava ve soruşturmalar kronolojik olarak listelenmiştir.   Ekrem İmamoğlu Hakkındaki Davalar ve Soruşturmalar   Dava/Soruşturma Açılma Tarihi Yargılama Aşaması Yöneltilen Suçlama İstenen Ceza Son Durum YSK üyelerine hakaret davası 7 Haziran 2019 Karar verildi, istinaf aşamasında. Kamu görevlisine hakaret (TCK 125) 2 yıl 7 ay 15 gün hapis ve siyasi yasak Mahkeme 14 Aralık 2022 tarihinde İmamoğlu hakkında 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ve siyasi yasak kararı verdi.[1] İstinaf süreci devam etmektedir.   Eski Ordu Valisi Seddar Yavuz'a hakaret 28 Mayıs 2021 Tamamlandı. Kamu görevlisine hakaret (TCK 125) 6 aydan 2 yıla kadar hapis[3] 17 Mart 2021'de karar açıklandı; İmamoğlu'nun Yavuz'a 7 bin 80 lira ödemesine hükmedildi.   Beylikdüzü ihale davası 11 Ocak 2023 Tamamlandı. İhaleye fesat karıştırma (TCK 235) 3-7 yıl hapis Beraat etti.   Şadi Yazıcı'ya hakaret davası 28 Ocak 2023 Tamamlandı. Kamu görevlisine hakaret (TCK 125)[5] 3 ay 15 günden 2 yıl 4 aya kadar hapis Beraat etti. Yapılan itiraz üzerine yeniden yargılandı ve yeniden beraat etti. ( Beraat kararı veren hakimler sorusturma geçiriyor.   Usulsüz harcama soruşturması 14 Kasım 2024 Soruşturma aşamasında. Görevi kötüye kullanma (TCK 257) Belirtilmedi Soruşturma devam ediyor.   Başsavcı Akın Gürlek'e yönelik sözleri nedeniyle açılan dava 20 Ocak 2025 Tamamlandı. Tehdit, terörle mücadelede görev almış kişiyi hedef gösterme (TCK 106, 6. madde) 7 yıl 4 ay hapis ve siyasi yasak Karar 16 Temmuz 2025 tarihinde açıklandı.   İmamoğlu hakkında; hedef gösterme suçundan beraat, tehdit suçundan 2 ay 15 gün hapis cezası ve kamu görevlisine hakaret suçundan 1 yıl 5 ay hapis cezası verildi.   Bilirkişi S.B. hakkındaki sözleri nedeniyle açılan dava 27 Ocak 2025 Duruşma aşamasında. Yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs (TCK 277) 2-4 yıl hapis İlk duruşma 12 Haziran 2025 tarihinde görüldü ve dava 12 Aralık gününe ertelendi.   Diploma soruşturması 22 Şubat 2025 Dava açıldı, duruşma bekleniyor. Resmi belgede sahtecilik (TCK 204) 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası ve siyasi yasak Soruşturma sürerken İstanbul Üniversitesi, 18 Mart 2025 tarihinde İmamoğlu'nun diplomasını iptal etti. İddianame 4 Temmuz'da tamamlandı.İlk duruşma 11 Eylül 2025 ve 8 Aralık 2025 tarihinde görülmüştür. 16 Şubat 2026 tarihinde ertelendi.   PKK'ya destek soruşturması 19 Mart 2025 Soruşturma aşamasında. Suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım (TCK 220/7) Belirtilmedi 19 Mart 2025'te gözaltına alındı ve 23 Mart 2025 tarihinde bu soruşturma özelinde tutuksuz yargılanmasına karar verildi.   Yolsuzluk ve rüşvet soruşturması 19 Mart 2025 Dava açıldı, duruşma bekleniyor. Görevin sağladığı nüfuzu kötüye kullanma (TCK 250), rüşvet ihaleye fesat karıştırma (TCK 235), edimin ifasına fesat karıştırma (TCK 236) 828 yıldan 2.352 yıla kadar hapis isteniyor )   19 Mart 2025'te gözaltına alındı[17] ve 23 Mart 2025 tarihinde tutuklandı.   Savcılara yönelik ifadeleri nedeniyle başlatılan soruşturma 9 Mayıs 2025 Tamamlandı. Kamu görevlisine hakaret (TCK 125) 4 yıl 1 ay hapis [20] İmamoğlu 23 Mayıs 2025 günü ifade verdi.[21]18 Ekim 2025 tarihinde avukatların ön ödeme yapması sonucu yargılamaya başlanmadan düşürüldü.   Casusluk soruşturması 24 Ekim 2025 Soruşturma aşamasında. Siyasal veya askerî casusluk (TCK 328) Belirtilmedi İmamoğlu 26 Ekim 2025'te ifade verdi ve bir gün sonra tutuklandı   YSK üyelerine hakaret davası ("Ahmak Davası") Ana madde: 2019 İmamoğlu hakaret davası   İmamoğlu, 30 Ekim 2019'da Fransa'nın Strasbourg kentinde düzenlenen bir kongrede 2019 yerel seçimlerinin iptal edilmesini eleştirdi. Bu konuşmaya yanıt olarak dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 4 Kasım 2019'da yaptığı bir açıklamada, "Avrupa Parlamentosu'na gidip Türkiye'yi şikayet eden ahmağa söylüyorum; bunun bedelini bu millet sana ödetecek" dedi. Aynı gün, gazeteciler Soylu'nun bu sözlerini İmamoğlu'na hatırlattı. Bunun üzerine İmamoğlu, "Ben lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye. Tam da 31 Mart’ta seçimi iptal edenler ahmaktır, önce oraya bir odaklansın" şeklinde yanıt verdi.   Ancak, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyeleri, bu sözlerin kendilerine hakaret niteliğinde olduğunu belirterek suç duyurusunda bulundu. Halk arasında "Ahmak Davası" olarak bilinen bu yargılama sürecinde, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi, 14 Aralık 2022'de İmamoğlu'nu 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasına ve siyasi yasakla cezalandırdı. Mahkeme, TCK'nın 53. maddesini uygulayarak siyasi yasak kararı verdi ve takdir indirimi yapmadı.   Savcılık, kararı usul ve yasaya aykırı bularak istinaf başvurusu yaptı. Aynı şekilde, İmamoğlu'nun avukatları da mahkeme kararına itiraz etti. Dosya şu anda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesi'nde olup, mahkemenin vereceği karara bağlı olarak Yargıtay’a taşınabilir.[2]   Ordu Valisine hakaret davası İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 5 Haziran 2019 tarihinde Ordu-Giresun Havalimanı'ndaki VIP salonunda, dönemin Ordu Valisi Seddar Yavuz'a hakaret ettiği iddiasıyla yargılandı. Olay, İmamoğlu'nun İstanbul'a dönüşü sırasında VIP salonunu kullanma talebinin reddedilmesi üzerine yaşandı. İmamoğlu'nun, Vali Yavuz'a yönelik "Vali itlik yapmıştır" ifadesini kullandığı iddia edildi; ancak İmamoğlu, bu ifadeyi kullanmadığını ve "Vali basitlik yapmıştır" dediğini savundu   Ordu 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, tanık olarak dinlenen Gülyalı Belediye Başkanı Ulaş Tepe ve İmamoğlu'nun baş koruması Mustafa Akın, İmamoğlu'nun sesinin kısık olduğunu ve hakaret içerikli bir ifade duymadıklarını belirttiler.   Savcı, İmamoğlu'nun "kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret" suçundan altı aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti.[26] Mahkeme, 17 Mart 2021 tarihinde İmamoğlu'nu 354 gün adli para cezasına, yani toplam 7.080 TL ödemeye mahkûm etti.   Şadi Yazıcı'ya hakaret davası 25 Ekim 2022 tarihinde Tuzla İleri Biyolojik Arıtma Tesisi 3. Etap Açılış Programı'nda konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, dönemin Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı için "işini yapmayan, engelleyen bir belediye başkanı var" şeklinde ifadeler kullandı. Bu sözlerin ardından Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, İmamoğlu hakkında "kamu görevlisine alenen hakaret" suçlamasıyla dava açtı.   Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, iddianamede İmamoğlu'nun 2 yıl 4 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi. Şadi Yazıcı'nın avukatları, İmamoğlu'nun ifadelerinin siyasi eleştirinin ötesinde hakaret içerdiğini savunarak cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme, İmamoğlu'nun sözlerinin siyasi eleştiri ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu belirterek suç unsuru taşımadığına hükmetti ve beraat kararı verdi.   Beylikdüzü dönemindeki ihale davası İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı yaptığı 2015 yılında düzenlenen bir ihale nedeniyle hakkında "ihaleye fesat karıştırma" (TCK 235) suçlamasıyla soruşturma başlatıldı. İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin incelemeleri sonucunda Danıştay, İmamoğlu'nun bu süreçte herhangi bir usulsüzlük yapmadığına karar verdi. Ancak, İçişleri Bakanlığı'nın şikayeti üzerine 2023 yılında savcılık yeni bir soruşturma başlattı ve İmamoğlu hakkında dava açıldı.   Büyükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, savcılık İmamoğlu'nun 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasına ve siyasi yasakla cezalandırılmasını istedi. İmamoğlu, davanın dayandırıldığı bilirkişinin tarafsız olmadığını ve geçmişte kendisi hakkında asılsız raporlar sunduğunu iddia etti ve Danıştay'ın lehte karar vermesine rağmen aynı bilirkişinin tekrar görevlendirilmesini eleştirerek sürecin siyasi olduğunu öne sürdü.   11 Nisan 2025 tarihinde görülen duruşmada, dört celse boyunca mütalaasını açıklamayan savcıya masumiyet karinesini hatırlatan hakim, Haziran ayında çıkan kararnameyle Diyarbakır'a tayin edildi.   Mahkeme, 11 Temmuz 2025 tarihinde gerçekleşen 10. duruşmada davayı 24 Ekim 2025 tarihine erteledi.[32] İmamoğlu 24 Ekim 2025 tarihli duruşmada beraat etti.[33] Davada savcılık mütalaası hala açıklanmamıştır.   Usulsüz harcama soruşturması Kasım 2024'te, İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen sanatsal etkinliklerde kamu kaynaklarının usulsüz kullanıldığı iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. İçişleri Bakanlığı müfettişleriyle koordineli yürütülen soruşturmada, İmamoğlu hakkında "görevi kötüye kullanma" (TCK 257) suçlaması yöneltildi.   İmamoğlu, hakkında açılan bu soruşturmayı sert bir dille eleştirerek, "Bu, belediyelere yönelik siyasi operasyonlardan biridir. Yargı taciziyle bizi sindiremeyecekler" açıklamasında bulundu. Soruşturma halen devam etmektedir.   Başsavcı Akın Gürlek'e yönelik sözleri nedeniyle açılan dava İmamoğlu, 20 Ocak 2025 tarihinde yaptığı bir konuşmada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek hakkında bazı ifadeler kullandı. Konuşmasında, Gürlek'in geçmişte aldığı yargı kararlarını eleştirerek, onun Adalet Bakan Yardımcısı olarak atanmasını "hukuk sisteminin çöküşü" olarak nitelendirdi. İmamoğlu, ayrıca Gürlek hakkında "Biz senin evlatlarını bile bu muamelelerden kurtarmak için mücadele ediyoruz" ifadelerini kullandı.   Bu açıklamalar üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, aynı gün İmamoğlu hakkında "tehdit" ve "terörle mücadelede görev almış kişiyi hedef göstermek" suçlamalarıyla iddianame hazırladı. Savcılık, İmamoğlu’nun sözlerinin Gürlek’in kamu göreviyle bağlantılı olarak doğrudan hedef alınması anlamına geldiğini ve bu durumun TCK’nın 106. ve 6. maddeleri kapsamında suç teşkil ettiğini öne sürdü.   Savcılığın İmamoğlu hakkında 7 yıl 4 aya kadar hapis cezası ve siyasi yasak istediği iddianame İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi ve ilk duruşma 11 Nisan, ikinci duruşma 16 Haziran 2025 tarihlerinde yapıldı.[34] Davanın üçüncü ve son duruşması 16 Temmuz 2025 tarihinde yapıldı. Mahkeme, İmamoğlu'nu "kamu görevlisine karşı hakaret" suçundan 1 yıl 5 ay 15 gün, "tehdit" suçundan ise 2 ay 15 gün hapis cezasına mahkûm ederken, "terörle mücadele eden kişileri hedef göstermek" suçundan ise oy birliğiyle beraatine karar verdi.   Bilirkişi Satılmış Büyükcanayakın hakkındaki açıklamaları nedeniyle başlatılan soruşturma İmamoğlu, 27 Ocak 2025 tarihinde İstanbul'da düzenlediği basın toplantısında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin aleyhine rapor hazırlayan bilirkişi Satılmış Büyükcanayakın hakkında bazı açıklamalarda bulundu. Büyükcanayakın'ın geçmiş siyasi bağlantıları olduğunu iddia eden İmamoğlu, "Bilirkişi değil, bildiri yazarı" ifadesini kullandı.   Bu açıklamalar üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İmamoğlu hakkında "yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs" (TCK 277) ve "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" suçlamalarıyla soruşturma başlattı. 7 Şubat 2025'te tamamlanan soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, İmamoğlu'nun 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve siyasi yasak ile cezalandırılması talep edildi.   Ayrıca savcılık, "hak yoksunluğu" talebinde bulunarak, mahkeme kabul ederse İmamoğlu'nun cezanın infaz süresi boyunca seçme ve seçilme hakkını kaybedeceğini belirtti. İmamoğlu, kendisine yönelik hazırlanan iddianameyi "Bizans oyunları" olarak nitelendirerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı doğrudan eleştirdi.[36]   İddianame 27 Şubat 2025 tarihinde mahkeme tarafından kabul edildi ve duruşma günü 12 Haziran 2025 olarak belirlendi.[37] İmamoğlu ve avukatları, ‘hukuka aykırı usuller’ gerekçesiyle duruşmaya katılmazken, dava 26 Eylül 2025 tarihine ertelendi.   Diploma soruşturması İmamoğlu'nun Girne Amerikan Üniversitesi İletişim Fakültesinden 1990 yılında İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'ne yatay geçiş yapmasının usule aykırı olduğu ve İstanbul Üniversitesi'nden aldığı diplomanın geçersiz olabileceği iddiasıyla 22 Şubat 2025 tarihinde soruşturma başlatıldı.[39] 18 Mart 2025 tarihinde İstanbul Üniversitesi, İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 28 kişinin diplomalarının iptaline karar verildiğini duyurdu.   Soruşturma kapsamında hazırlanan ve 4 Temmuz 2025 tarihinde kabul edilen iddianamede, İmamoğlu hakkında "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlamasıyla 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası ve siyasi yasak talep edildi.[42] İmamoğlu ile beraber diploması iptal edilen 27 kişinin dosyaları İmamoğlu'nun dosyasından ayrıldığı ancak yalnızca İmamoğlu'na dava açıldığı basına yansıdı.   İmamoğlu'nun bu davadan yargılanmasına 11 Eylül 2025 tarihinde İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi'nde başlanacaktır.   İmamoğlu'nun 8 Aralık’ta görülen duruşmasında diploma davası 16 Şubat’a ertelendi.   Karşı dava İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan, İstanbul Üniversitesi'nin diploma iptal kararının anayasaya ve idare hukukuna aykırı olduğunu belirterek 6 Mayıs 2025 tarihinde İstanbul İdare Mahkemesi'nde dava açtı.[46] İstanbul 5. İdare Mahkemesi, 13 Mayıs 2025 tarihindeki ara kararında, 4 ayrı kurumdan 36 ayrı belgeyi 13 Haziran'a kadar teslim etmesini istedi. İstanbul Üniversitesi, istenen 23 belge için 30 günlük ek süre istedi.[47] Konu 13 Haziran günü basına yansıdıktan birkaç gün sonra, 5. İdare Mahkemesi Başkanı'nın görev yeri değişti.   PKK'ya destek soruşturması   Ekrem İmamoğlu'nun 23 Mart'ta 'Kent Uzlaşısı' soruşturması çerçevesinde verdiği ifadede, Terör Suçları Soruşturma Bürosu'nda görev yapan iki Cumhuriyet Savcısı hakkında kullandığı ifadeler nedeniyle, "kamu görevlisine görevinden ötürü hakaret" suçlamasıyla re'sen soruşturma açıldı.[49] İstanbul 27. Asliye Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada kararını açıklayan mahkeme, söz konusu suçun ön ödeme kapsamında kaldığını ve İmamoğlu’nun gerekli meblağı süresinde maliye veznesine yatırdığını belirterek, davanın ön ödeme nedeniyle düşürülmesine hükmetti.   Casusluk soruşturması İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, İmamoğlu ile birlikte danışmanı Necati Özkan ve gazeteci Merdan Yanardağ hakkında “casusluk” suçlamasıyla soruşturma başlatıldığı açıklandı.[51][52] Soruşturmanın temelinde, 4 Temmuz 2025’te tutuklanan iş adamı Hüseyin Gün'ün dijital materyallerinde ortaya çıkan iddialar yer almıştır.   Savcılığın iddiasına göre Hüseyin Gün’ün yabancı istihbarat servisleriyle ilişki kurduğu, Türkiye’deki seçmen verilerine erişim sağladığı ve bu bilgileri seçim kampanyalarında kullandığı ileri sürüldü.[54] Özkan’ın, İmamoğlu’nun kampanyalarında yer aldığı iddia edilmiştir.   İmamoğlu’nun, “Mr. Mayor”, “Başkan” gibi kullanıcı isimleriyle şifreli yazışmalarda yer aldığı ve belediyeye ait hesapların veya seçmen yazışmalarının yabancı platformlara aktarıldığını iddia edilmiştir.   İmamoğlu, savcılıktaki ifadesinde suçlamaları reddetmiş ve yazışmalı belgelerle ilgisinin olmadığını, “casusluk” ve "yabancı istihbarat bağlantısı" iddialarını reddetmiştir   26 Ekim 2025 tarihinde İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliği, İmamoğlu ve Özkan ile Yanardağ hakkında “siyasal casusluk” kapsamında tutuklama kararı vermiştir.   İBB iddianamesi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, “Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” başlıklı soruşturma kapsamında hazırladığı iddianameyi tamamlayarak mahkemeye sundu.[59] İddianame 3739 sayfa uzunluğunda olup toplam 402 şüpheliyi kapsamaktadır.   İddianamede 105 kişinin tutuklu bulunduğu 402 sanık yargılanmaktadır.   Savcılık, Ekrem İmamoğlu’nu “örgütün kurucusu ve lideri” olarak nitelendirdi   Suçlamalar İddianamede ileri sürülen başlıca suçlamalar şunlardır:   Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, Rüşvet alma ve verme, İhaleye fesat karıştırma, Kamu kurum ve kuruluşlarını dolandırma, Kişisel verilerin ele geçirilmesi ve yayılması, Vergi usul kanununa ve çevre mevzuatına aykırı fiiller. Talep edilen cezalar İddianamede, Ekrem İmamoğlu hakkında 828 yıldan 2352 yıla kadar hapis cezası istendi.[64] Kamu zararının ise yaklaşık 160 milyar TL ve 24 milyon dolar düzeyinde olduğu iddia edildi.   Örgüt şeması İddianamede ayrıca örgüt yapısına ilişkin bir şema da yer aldı. Buna göre, Ekrem İmamoğlu’nun örgüt lideri olduğu, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün gibi isimlerin “örgüt yöneticileri” olarak geçtiği bildirildi.   Ve Ekrem İmamoğlu ve Örgüt üyeleri tarafından işlenen suclar ve bu suclara göre istenen hapis cezalarına rağmen Ekrem İmamoğlu ve Örgütü Silivri Ceza evinde Krallar gibi 100 m2 lik alan üstü muhtesem salonlarda kendilerine hizmet için verilen fakir mahkumlar tarafından hizmet edilmekte. Basta temizlik dısardan gelen malzeme ile Balıklar Tavuklari Ördekler ve Hindiler ve özel kırmızı etler ve tavuklarla yemekleri yapılıp beslenmekte odasında en büyük ekran tv ve muhtesem bilgisayarlar ile dünya ile teması kesmemekte oldugu iddia ediliyor. Ekrem ve Çetesine bu ayrıcalık Adalet Bakanlıgı tarafındanmı yoksa Ceza evi yönetimini tarafındanmı verildiği bilinmiyor Kısaca Ekrem ve Çetesi ceza evi düzeni adına mutlak baska ceza evierine nakilleri yapılmalıdır.      
Silivri Ekreme Hizmet ediyor. Ekrem'den rahatı yok

Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yaparken çeşitli dava ve soruşturmalara tabi tutulmuştur. Hakkında bugüne kadar yedi ayrı dava açılmış, dört ayrı soruşturma ise devam etmektedir.

Bu davalardan dördü sonuçlanmıştır. Yüksek Seçim Kurulu üyelerine yönelik ifadeleri nedeniyle açılan ve kamuoyunda "Ahmak Davası" olarak bilinen YSK üyelerine hakaret davası kapsamında "kamu görevlisine hakaret” suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir ve karar istinaf sürecindedir.

Eski Ordu Valisi Seddar Yavuz’a yönelik sözleri nedeniyle açılan davada para cezası uygulanmıştır. Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’ya yönelik ifadeleri sebebiyle açılan bir diğer “kamu görevlisine hakaret” davası ise beraatla sonuçlanmış ve karar kesinleşmiştir.

 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’e yönelik açıklamaları nedeniyle açılan davada İmamoğlu hakkında; hedef gösterme suçundan beraat, tehdit suçundan 2 ay 15 gün hapis cezası ve kamu görevlisine hakaret suçundan 1 yıl 5 ay hapis cezası verilmiştir.

İki dava ise halen yargı aşamasındadır. Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin olarak açılan “ihaleye fesat karıştırma” davası, “tehdit ve terörle mücadelede görev almış kişiyi hedef gösterme” davası ve bir bilirkişiye yönelik ifadeleri nedeniyle açılan “yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs” davası halen devam etmektedir.

Savcılık, açılan davalar kapsamında İmamoğlu hakkında toplamda 23 yılı aşan hapis cezası ve siyasi yasak talep etmektedir.

 

Devam eden ve hepsi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılmış olan beş soruşturma ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin harcamalarına ilişkin olarak başlatılan “görevi kötüye kullanma”, İstanbul Üniversitesi'ne yatay geçiş sürecine ilişkin olarak başlatılan “resmî belgede sahtecilik”, belediye iştiraklerinde terör bağlantılı kişilerin istihdam edildiği iddiasına yönelik olarak başlatılan “terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım”, kamu kaynaklarının usulsüz kullanımı, rüşvet, kadrolaşma ve ihale süreçlerine müdahale edildiği yönündeki iddialar nedeniyle başlatılan “rüşvet, irtikap ve ihaleye fesat karıştırma” soruşturması ve mahkeme sırasında savcılar hakkındaki ifadeleri nedeniyle başlatılan soruşturmadır.

Bu davalar ve soruşturmalar, yalnızca hukuki boyutlarıyla değil, aynı zamanda siyasal sonuçları bakımından da Türkiye kamuoyunun dikkatle izlediği süreçler arasındadır.

Aşağıda, İmamoğlu hakkında açılan başlıca dava ve soruşturmalar kronolojik olarak listelenmiştir.

 

Ekrem İmamoğlu Hakkındaki Davalar ve Soruşturmalar
 
Dava/Soruşturma Açılma Tarihi Yargılama Aşaması Yöneltilen Suçlama İstenen Ceza Son Durum
YSK üyelerine hakaret davası 7 Haziran 2019 Karar verildi, istinaf aşamasında. Kamu görevlisine hakaret (TCK 125) 2 yıl 7 ay 15 gün hapis ve siyasi yasak Mahkeme 14 Aralık 2022 tarihinde İmamoğlu hakkında 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ve siyasi yasak kararı verdi.[1] İstinaf süreci devam etmektedir.
 
Eski Ordu Valisi Seddar Yavuz'a hakaret 28 Mayıs 2021 Tamamlandı. Kamu görevlisine hakaret (TCK 125) 6 aydan 2 yıla kadar hapis[3] 17 Mart 2021'de karar açıklandı; İmamoğlu'nun Yavuz'a 7 bin 80 lira ödemesine hükmedildi.
 
Beylikdüzü ihale davası 11 Ocak 2023 Tamamlandı. İhaleye fesat karıştırma (TCK 235) 3-7 yıl hapis Beraat etti.
 
Şadi Yazıcı'ya hakaret davası 28 Ocak 2023 Tamamlandı. Kamu görevlisine hakaret (TCK 125)[5] 3 ay 15 günden 2 yıl 4 aya kadar hapis Beraat etti. Yapılan itiraz üzerine yeniden yargılandı ve yeniden beraat etti. ( Beraat kararı veren hakimler sorusturma geçiriyor.
 
Usulsüz harcama soruşturması 14 Kasım 2024 Soruşturma aşamasında. Görevi kötüye kullanma (TCK 257) Belirtilmedi Soruşturma devam ediyor.
 
Başsavcı Akın Gürlek'e yönelik sözleri nedeniyle açılan dava 20 Ocak 2025 Tamamlandı. Tehdit, terörle mücadelede görev almış kişiyi hedef gösterme (TCK 106, 6. madde) 7 yıl 4 ay hapis ve siyasi yasak Karar 16 Temmuz 2025 tarihinde açıklandı.
 
İmamoğlu hakkında; hedef gösterme suçundan beraat, tehdit suçundan 2 ay 15 gün hapis cezası ve kamu görevlisine hakaret suçundan 1 yıl 5 ay hapis cezası verildi.
 
Bilirkişi S.B. hakkındaki sözleri nedeniyle açılan dava 27 Ocak 2025 Duruşma aşamasında. Yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs (TCK 277) 2-4 yıl hapis İlk duruşma 12 Haziran 2025 tarihinde görüldü ve dava 12 Aralık gününe ertelendi.
 
Diploma soruşturması 22 Şubat 2025 Dava açıldı, duruşma bekleniyor. Resmi belgede sahtecilik (TCK 204) 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası ve siyasi yasak Soruşturma sürerken İstanbul Üniversitesi, 18 Mart 2025 tarihinde İmamoğlu'nun diplomasını iptal etti. İddianame 4 Temmuz'da tamamlandı.İlk duruşma 11 Eylül 2025 ve 8 Aralık 2025 tarihinde görülmüştür. 16 Şubat 2026 tarihinde ertelendi.
 
PKK'ya destek soruşturması 19 Mart 2025 Soruşturma aşamasında. Suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım (TCK 220/7) Belirtilmedi 19 Mart 2025'te gözaltına alındı ve 23 Mart 2025 tarihinde bu soruşturma özelinde tutuksuz yargılanmasına karar verildi.
 
Yolsuzluk ve rüşvet soruşturması 19 Mart 2025 Dava açıldı, duruşma bekleniyor. Görevin sağladığı nüfuzu kötüye kullanma (TCK 250), rüşvet ihaleye fesat karıştırma (TCK 235), edimin ifasına fesat karıştırma (TCK 236) 828 yıldan 2.352 yıla kadar hapis isteniyor )
 
19 Mart 2025'te gözaltına alındı[17] ve 23 Mart 2025 tarihinde tutuklandı.
 
Savcılara yönelik ifadeleri nedeniyle başlatılan soruşturma 9 Mayıs 2025 Tamamlandı. Kamu görevlisine hakaret (TCK 125) 4 yıl 1 ay hapis [20] İmamoğlu 23 Mayıs 2025 günü ifade verdi.[21]18 Ekim 2025 tarihinde avukatların ön ödeme yapması sonucu yargılamaya başlanmadan düşürüldü.
 
Casusluk soruşturması 24 Ekim 2025 Soruşturma aşamasında. Siyasal veya askerî casusluk (TCK 328) Belirtilmedi İmamoğlu 26 Ekim 2025'te ifade verdi ve bir gün sonra tutuklandı
 
YSK üyelerine hakaret davası ("Ahmak Davası")
Ana madde: 2019 İmamoğlu hakaret davası
 
İmamoğlu, 30 Ekim 2019'da Fransa'nın Strasbourg kentinde düzenlenen bir kongrede 2019 yerel seçimlerinin iptal edilmesini eleştirdi. Bu konuşmaya yanıt olarak dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 4 Kasım 2019'da yaptığı bir açıklamada, "Avrupa Parlamentosu'na gidip Türkiye'yi şikayet eden ahmağa söylüyorum; bunun bedelini bu millet sana ödetecek" dedi. Aynı gün, gazeteciler Soylu'nun bu sözlerini İmamoğlu'na hatırlattı. Bunun üzerine İmamoğlu, "Ben lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye. Tam da 31 Mart’ta seçimi iptal edenler ahmaktır, önce oraya bir odaklansın" şeklinde yanıt verdi.
 
Ancak, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyeleri, bu sözlerin kendilerine hakaret niteliğinde olduğunu belirterek suç duyurusunda bulundu. Halk arasında "Ahmak Davası" olarak bilinen bu yargılama sürecinde, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi, 14 Aralık 2022'de İmamoğlu'nu 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasına ve siyasi yasakla cezalandırdı. Mahkeme, TCK'nın 53. maddesini uygulayarak siyasi yasak kararı verdi ve takdir indirimi yapmadı.
 
Savcılık, kararı usul ve yasaya aykırı bularak istinaf başvurusu yaptı. Aynı şekilde, İmamoğlu'nun avukatları da mahkeme kararına itiraz etti. Dosya şu anda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesi'nde olup, mahkemenin vereceği karara bağlı olarak Yargıtay’a taşınabilir.[2]
 
Ordu Valisine hakaret davası
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 5 Haziran 2019 tarihinde Ordu-Giresun Havalimanı'ndaki VIP salonunda, dönemin Ordu Valisi Seddar Yavuz'a hakaret ettiği iddiasıyla yargılandı. Olay, İmamoğlu'nun İstanbul'a dönüşü sırasında VIP salonunu kullanma talebinin reddedilmesi üzerine yaşandı. İmamoğlu'nun, Vali Yavuz'a yönelik "Vali itlik yapmıştır" ifadesini kullandığı iddia edildi; ancak İmamoğlu, bu ifadeyi kullanmadığını ve "Vali basitlik yapmıştır" dediğini savundu
 
Ordu 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, tanık olarak dinlenen Gülyalı Belediye Başkanı Ulaş Tepe ve İmamoğlu'nun baş koruması Mustafa Akın, İmamoğlu'nun sesinin kısık olduğunu ve hakaret içerikli bir ifade duymadıklarını belirttiler.
 
Savcı, İmamoğlu'nun "kamu görevlisine görevinden dolayı alenen hakaret" suçundan altı aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti.[26] Mahkeme, 17 Mart 2021 tarihinde İmamoğlu'nu 354 gün adli para cezasına, yani toplam 7.080 TL ödemeye mahkûm etti.
 
Şadi Yazıcı'ya hakaret davası
25 Ekim 2022 tarihinde Tuzla İleri Biyolojik Arıtma Tesisi 3. Etap Açılış Programı'nda konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, dönemin Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı için "işini yapmayan, engelleyen bir belediye başkanı var" şeklinde ifadeler kullandı. Bu sözlerin ardından Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, İmamoğlu hakkında "kamu görevlisine alenen hakaret" suçlamasıyla dava açtı.
 
Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, iddianamede İmamoğlu'nun 2 yıl 4 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi. Şadi Yazıcı'nın avukatları, İmamoğlu'nun ifadelerinin siyasi eleştirinin ötesinde hakaret içerdiğini savunarak cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme, İmamoğlu'nun sözlerinin siyasi eleştiri ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu belirterek suç unsuru taşımadığına hükmetti ve beraat kararı verdi.
 
Beylikdüzü dönemindeki ihale davası
İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı yaptığı 2015 yılında düzenlenen bir ihale nedeniyle hakkında "ihaleye fesat karıştırma" (TCK 235) suçlamasıyla soruşturma başlatıldı. İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin incelemeleri sonucunda Danıştay, İmamoğlu'nun bu süreçte herhangi bir usulsüzlük yapmadığına karar verdi. Ancak, İçişleri Bakanlığı'nın şikayeti üzerine 2023 yılında savcılık yeni bir soruşturma başlattı ve İmamoğlu hakkında dava açıldı.
 
Büyükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, savcılık İmamoğlu'nun 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasına ve siyasi yasakla cezalandırılmasını istedi. İmamoğlu, davanın dayandırıldığı bilirkişinin tarafsız olmadığını ve geçmişte kendisi hakkında asılsız raporlar sunduğunu iddia etti ve Danıştay'ın lehte karar vermesine rağmen aynı bilirkişinin tekrar görevlendirilmesini eleştirerek sürecin siyasi olduğunu öne sürdü.
 
11 Nisan 2025 tarihinde görülen duruşmada, dört celse boyunca mütalaasını açıklamayan savcıya masumiyet karinesini hatırlatan hakim, Haziran ayında çıkan kararnameyle Diyarbakır'a tayin edildi.
 
Mahkeme, 11 Temmuz 2025 tarihinde gerçekleşen 10. duruşmada davayı 24 Ekim 2025 tarihine erteledi.[32] İmamoğlu 24 Ekim 2025 tarihli duruşmada beraat etti.[33] Davada savcılık mütalaası hala açıklanmamıştır.
 
Usulsüz harcama soruşturması
Kasım 2024'te, İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen sanatsal etkinliklerde kamu kaynaklarının usulsüz kullanıldığı iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. İçişleri Bakanlığı müfettişleriyle koordineli yürütülen soruşturmada, İmamoğlu hakkında "görevi kötüye kullanma" (TCK 257) suçlaması yöneltildi.
 
İmamoğlu, hakkında açılan bu soruşturmayı sert bir dille eleştirerek, "Bu, belediyelere yönelik siyasi operasyonlardan biridir. Yargı taciziyle bizi sindiremeyecekler" açıklamasında bulundu. Soruşturma halen devam etmektedir.
 
Başsavcı Akın Gürlek'e yönelik sözleri nedeniyle açılan dava
İmamoğlu, 20 Ocak 2025 tarihinde yaptığı bir konuşmada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek hakkında bazı ifadeler kullandı. Konuşmasında, Gürlek'in geçmişte aldığı yargı kararlarını eleştirerek, onun Adalet Bakan Yardımcısı olarak atanmasını "hukuk sisteminin çöküşü" olarak nitelendirdi. İmamoğlu, ayrıca Gürlek hakkında "Biz senin evlatlarını bile bu muamelelerden kurtarmak için mücadele ediyoruz" ifadelerini kullandı.
 
Bu açıklamalar üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, aynı gün İmamoğlu hakkında "tehdit" ve "terörle mücadelede görev almış kişiyi hedef göstermek" suçlamalarıyla iddianame hazırladı. Savcılık, İmamoğlu’nun sözlerinin Gürlek’in kamu göreviyle bağlantılı olarak doğrudan hedef alınması anlamına geldiğini ve bu durumun TCK’nın 106. ve 6. maddeleri kapsamında suç teşkil ettiğini öne sürdü.
 
Savcılığın İmamoğlu hakkında 7 yıl 4 aya kadar hapis cezası ve siyasi yasak istediği iddianame İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi ve ilk duruşma 11 Nisan, ikinci duruşma 16 Haziran 2025 tarihlerinde yapıldı.[34] Davanın üçüncü ve son duruşması 16 Temmuz 2025 tarihinde yapıldı. Mahkeme, İmamoğlu'nu "kamu görevlisine karşı hakaret" suçundan 1 yıl 5 ay 15 gün, "tehdit" suçundan ise 2 ay 15 gün hapis cezasına mahkûm ederken, "terörle mücadele eden kişileri hedef göstermek" suçundan ise oy birliğiyle beraatine karar verdi.
 
Bilirkişi Satılmış Büyükcanayakın hakkındaki açıklamaları nedeniyle başlatılan soruşturma
İmamoğlu, 27 Ocak 2025 tarihinde İstanbul'da düzenlediği basın toplantısında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin aleyhine rapor hazırlayan bilirkişi Satılmış Büyükcanayakın hakkında bazı açıklamalarda bulundu. Büyükcanayakın'ın geçmiş siyasi bağlantıları olduğunu iddia eden İmamoğlu, "Bilirkişi değil, bildiri yazarı" ifadesini kullandı.
 
Bu açıklamalar üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İmamoğlu hakkında "yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs" (TCK 277) ve "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" suçlamalarıyla soruşturma başlattı. 7 Şubat 2025'te tamamlanan soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, İmamoğlu'nun 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve siyasi yasak ile cezalandırılması talep edildi.
 
Ayrıca savcılık, "hak yoksunluğu" talebinde bulunarak, mahkeme kabul ederse İmamoğlu'nun cezanın infaz süresi boyunca seçme ve seçilme hakkını kaybedeceğini belirtti. İmamoğlu, kendisine yönelik hazırlanan iddianameyi "Bizans oyunları" olarak nitelendirerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı doğrudan eleştirdi.[36]
 
İddianame 27 Şubat 2025 tarihinde mahkeme tarafından kabul edildi ve duruşma günü 12 Haziran 2025 olarak belirlendi.[37] İmamoğlu ve avukatları, ‘hukuka aykırı usuller’ gerekçesiyle duruşmaya katılmazken, dava 26 Eylül 2025 tarihine ertelendi.
 
Diploma soruşturması
İmamoğlu'nun Girne Amerikan Üniversitesi İletişim Fakültesinden 1990 yılında İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'ne yatay geçiş yapmasının usule aykırı olduğu ve İstanbul Üniversitesi'nden aldığı diplomanın geçersiz olabileceği iddiasıyla 22 Şubat 2025 tarihinde soruşturma başlatıldı.[39] 18 Mart 2025 tarihinde İstanbul Üniversitesi, İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 28 kişinin diplomalarının iptaline karar verildiğini duyurdu.
 
Soruşturma kapsamında hazırlanan ve 4 Temmuz 2025 tarihinde kabul edilen iddianamede, İmamoğlu hakkında "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlamasıyla 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası ve siyasi yasak talep edildi.[42] İmamoğlu ile beraber diploması iptal edilen 27 kişinin dosyaları İmamoğlu'nun dosyasından ayrıldığı ancak yalnızca İmamoğlu'na dava açıldığı basına yansıdı.
 
İmamoğlu'nun bu davadan yargılanmasına 11 Eylül 2025 tarihinde İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi'nde başlanacaktır.
 
İmamoğlu'nun 8 Aralık’ta görülen duruşmasında diploma davası 16 Şubat’a ertelendi.
 
Karşı dava
İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan, İstanbul Üniversitesi'nin diploma iptal kararının anayasaya ve idare hukukuna aykırı olduğunu belirterek 6 Mayıs 2025 tarihinde İstanbul İdare Mahkemesi'nde dava açtı.[46] İstanbul 5. İdare Mahkemesi, 13 Mayıs 2025 tarihindeki ara kararında, 4 ayrı kurumdan 36 ayrı belgeyi 13 Haziran'a kadar teslim etmesini istedi. İstanbul Üniversitesi, istenen 23 belge için 30 günlük ek süre istedi.[47] Konu 13 Haziran günü basına yansıdıktan birkaç gün sonra, 5. İdare Mahkemesi Başkanı'nın görev yeri değişti.
 
PKK'ya destek soruşturması
 
Ekrem İmamoğlu'nun 23 Mart'ta 'Kent Uzlaşısı' soruşturması çerçevesinde verdiği ifadede, Terör Suçları Soruşturma Bürosu'nda görev yapan iki Cumhuriyet Savcısı hakkında kullandığı ifadeler nedeniyle, "kamu görevlisine görevinden ötürü hakaret" suçlamasıyla re'sen soruşturma açıldı.[49] İstanbul 27. Asliye Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada kararını açıklayan mahkeme, söz konusu suçun ön ödeme kapsamında kaldığını ve İmamoğlu’nun gerekli meblağı süresinde maliye veznesine yatırdığını belirterek, davanın ön ödeme nedeniyle düşürülmesine hükmetti.
 
Casusluk soruşturması
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, İmamoğlu ile birlikte danışmanı Necati Özkan ve gazeteci Merdan Yanardağ hakkında “casusluk” suçlamasıyla soruşturma başlatıldığı açıklandı.[51][52] Soruşturmanın temelinde, 4 Temmuz 2025’te tutuklanan iş adamı Hüseyin Gün'ün dijital materyallerinde ortaya çıkan iddialar yer almıştır.
 
Savcılığın iddiasına göre Hüseyin Gün’ün yabancı istihbarat servisleriyle ilişki kurduğu, Türkiye’deki seçmen verilerine erişim sağladığı ve bu bilgileri seçim kampanyalarında kullandığı ileri sürüldü.[54] Özkan’ın, İmamoğlu’nun kampanyalarında yer aldığı iddia edilmiştir.
 
İmamoğlu’nun, “Mr. Mayor”, “Başkan” gibi kullanıcı isimleriyle şifreli yazışmalarda yer aldığı ve belediyeye ait hesapların veya seçmen yazışmalarının yabancı platformlara aktarıldığını iddia edilmiştir.
 
İmamoğlu, savcılıktaki ifadesinde suçlamaları reddetmiş ve yazışmalı belgelerle ilgisinin olmadığını, “casusluk” ve "yabancı istihbarat bağlantısı" iddialarını reddetmiştir
 
26 Ekim 2025 tarihinde İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliği, İmamoğlu ve Özkan ile Yanardağ hakkında “siyasal casusluk” kapsamında tutuklama kararı vermiştir.
 
İBB iddianamesi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, “Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” başlıklı soruşturma kapsamında hazırladığı iddianameyi tamamlayarak mahkemeye sundu.[59] İddianame 3739 sayfa uzunluğunda olup toplam 402 şüpheliyi kapsamaktadır.
 
İddianamede 105 kişinin tutuklu bulunduğu 402 sanık yargılanmaktadır.
 
Savcılık, Ekrem İmamoğlu’nu “örgütün kurucusu ve lideri” olarak nitelendirdi
 
Suçlamalar
İddianamede ileri sürülen başlıca suçlamalar şunlardır:
 
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme,
Rüşvet alma ve verme,
İhaleye fesat karıştırma,
Kamu kurum ve kuruluşlarını dolandırma,
Kişisel verilerin ele geçirilmesi ve yayılması,
Vergi usul kanununa ve çevre mevzuatına aykırı fiiller.
Talep edilen cezalar
İddianamede, Ekrem İmamoğlu hakkında 828 yıldan 2352 yıla kadar hapis cezası istendi.[64] Kamu zararının ise yaklaşık 160 milyar TL ve 24 milyon dolar düzeyinde olduğu iddia edildi.
 
Örgüt şeması
İddianamede ayrıca örgüt yapısına ilişkin bir şema da yer aldı. Buna göre, Ekrem İmamoğlu’nun örgüt lideri olduğu, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün gibi isimlerin “örgüt yöneticileri” olarak geçtiği bildirildi.
 
Ve Ekrem İmamoğlu ve Örgüt üyeleri tarafından işlenen suclar ve bu suclara göre istenen hapis cezalarına rağmen Ekrem İmamoğlu ve Örgütü Silivri Ceza evinde Krallar gibi 100 m2 lik alan üstü muhtesem salonlarda kendilerine hizmet için verilen fakir mahkumlar tarafından hizmet edilmekte. Basta temizlik dısardan gelen malzeme ile Balıklar Tavuklari Ördekler ve Hindiler ve özel kırmızı etler ve tavuklarla yemekleri yapılıp beslenmekte odasında en büyük ekran tv ve muhtesem bilgisayarlar ile dünya ile teması kesmemekte oldugu iddia ediliyor. Ekrem ve Çetesine bu ayrıcalık Adalet Bakanlıgı tarafındanmı yoksa Ceza evi yönetimini tarafındanmı verildiği bilinmiyor

Kısaca Ekrem ve Çetesi ceza evi düzeni adına mutlak baska ceza evierine nakilleri yapılmalıdır.
 
 
 
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turkishdailynews.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.