Sitenin sağında bir giydirme reklam

Beceriksizler Ankara'yı susuzluğa mahkum etti

GÜNDEM (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 15.01.2026 - 16:42, Güncelleme: 15.01.2026 - 16:42
 

Beceriksizler Ankara'yı susuzluğa mahkum etti

Başkan Erdoğan, TRT Genç Kanalı Açılış Etkinliği'nde yaptığı açıklamada, "Malumunuz Türkiye'nin başkentinde yaşayan milyonlarca vatandaşımız kışın ortasında haftalarca susuzluğa mahkum edildi. İnsanlar gece yarılarında bidonlarla su kuyruklarına girdi. Sorumlular adına utanarak tanık olduk. Kapasite açıklarını suç bastırarak kapatmaya çalışan bu beceriksizler korosuna bizim buradan şunları sormamız lazım: Gecenin ayazında vatandaşı elinde su bidonlarıyla sıraya sokanlar mı suçlu, yoksa bunu haberleştirenler mi suçlu? " ifadelerini kullandı.

Başkan Erdoğan, TRT Genç Kanalı Açılış Etkinliği'nde açıklamalarda bulundu. Başkan Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları: Medya akademi sanat dünyamızın değerli temsilcileri, sevgili genç kardeşlerim sizleri en kalbi duygularımla hürmetle muhabbetle selamlıyorum. TRT Genç televizyon kanalımızın açılışı vesilesiyle sizlerle birlikte olmanın bahtiyarlığı içerisindeyim. Cumhurbaşkanlığı Külliyemize hepiniz hoş geldiniz safalar getirdiniz. Bu kıymetli programı tertip eden TRT yönetimini ve emeği geçen herkesi yürekten kutluyor tebrik ediyorum. TRT Genç Televizyon Kanalımızın gençlerimize milletimize hayırlı olmasını can-ı gönülden temenni ediyorum. Türkiye'nin hem belleği hem de geleceği olan TRT ülkemizde ve Dünyada pek çok tarihi hadiseye tanıklık etti. Babalarımızın kulakları her akşam ajanslardaydı. Biz de Türkiye ve Dünyayı uzun yıllar TRT'den takip ettik. Her alanda TRT hayatımızda vazgeçilmez bir konuma sahip oldu. "Bizim kuşak ve bizden sonra ki nesil TRT ile büyüdü." dersek herhalde abartılı bir cümle kurmuş olmayız. TRT bugün de önemli bir misyon üstleniyor. TRT iyiyi doğruyu hakkı önceleyen yayın ve yapımlarıyla kültürel yozlaşmaya karşı milli değerlerimizin bir seti olarak karşımızda duruyor. Burada şunu da gururla ifade etmek isterim. TRT imzasını taşıyan bazı yapımların dünyadan ödüllerle dönmesi takdire şayan bir başarıdır. Dizlerden sinema filmlerine ilgili ilgisiz her yere özenle yerleştirilen karakterlerle çarpık ilişkiler özendiriliyor sapkınlıklar teşvik ediliyor. Özellikle çağımızın vebası olan bağımlılıkla mücadelede TRT Genç gibi mecraların katkısına ihtiyaç duyuyoruz. Aydınlık yarınlarımızın güvencesi olan gençlerimiz dijital platformların ve sosyal medyanın da etkisiyle bu belaların pençesine düşüyor. Aile kurumumuz tehlike altında. Her telefon neredeyse bir kumarhane haline geldi. Hangi türde olursa olsun bağımlılık öyle bir bela ki emniyet güçleri tek başına yeterli olmuyor. Maalesef önümüzde ve ülkemizde her iyi işi taşlamaktan keyif alan bir kesim var. Bunlar ezberleri bozulsun istemezler. Fil Dişi kulelerden ahkam kesmeyi severler. Basın özgürlüğü hak hukuk adaleti dilden düşürmezler. Söz konusu kendileri olunca savundukları hangi ilke varsa çiğnemekten çekinmezler. Bu çevrelerin öfke dolu saldırılarından TRT'miz de nasibini almaktadır. "ŞIRACININ ŞAHİDİ BOZACI" Malumunuz, Türkiye'nin başkentinde yaşayan milyonlarca vatandaşımız kışın ortasında haftalarca susuzluğa mahkûm edildi; insanlar gece yarılarında ellerinde bidonlarıyla su kuyruklarına girdi, aileler çamaşır, bulaşık ve banyo gibi en temel ihtiyaçlarını giderebilmek için musluğun, çeşmenin başında saatlerce nöbet tuttu. Sosyal medya, çektikleri eziyeti paylaşan, yetkililere seslerini duyurmaya çalışan insanlarımızın feryatlarıyla doluydu. 2026'nın Türkiye'sine asla yakışmayan bu sahnelere hepimiz kimi zaman üzülerek, kimi zaman sorumlular adına utanarak tanık olduk. Yani ortada, görevi kamu adına gözcülük yapmak olan medya açısından görmezden gelinemez bir haber vardı; kamu yararını gözeten basın kuruluşlarımız da milyonları perişan eden bu sorunu haberleştirdi, vatandaşa mikrofon uzattı, geceleri soğukta su bekleyen insanlarımızın şikâyetlerini ekranlara taşıdı. Peki ne oldu? Medya, siyaset ve vatandaşın artan tepkisi, günlerdir halkın çığlıklarını umursamayanları en azından zahirde harekete geçirmeye zorladı; neticede meseleyi tam olarak çözemeseler bile rahat koltuklarından kalkıp halkımıza açıklama yapmak mecburiyetinde kaldılar, fakat her işlerinde olduğu gibi bunu da ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Söz var ya; "Şıracının şahidi bozacı" Birbirlerinin kusurlarını örtüyorlar. Bu beceriksizler korosuna şunları sormamamız lazım. Gecenin ortasında vatandaşı elinde su bidonlarıyla sıraya sokanlar mı suçlu, yoksa bunu haberleştirenler mi suçlu? Kabahat, kış mevsiminin ortasında şehirlerimizi susuz bırakanlarda mı, yoksa vatandaşın çilesini ekrana taşıyanlarda mı? Basının görevi, kamu adına yöneticileri denetlemek, halkın şikâyetlerine mikrofon uzatmak ve vatandaşın sorunlarına özellikle ekranda yer vermektir.
Başkan Erdoğan, TRT Genç Kanalı Açılış Etkinliği'nde yaptığı açıklamada, "Malumunuz Türkiye'nin başkentinde yaşayan milyonlarca vatandaşımız kışın ortasında haftalarca susuzluğa mahkum edildi. İnsanlar gece yarılarında bidonlarla su kuyruklarına girdi. Sorumlular adına utanarak tanık olduk. Kapasite açıklarını suç bastırarak kapatmaya çalışan bu beceriksizler korosuna bizim buradan şunları sormamız lazım: Gecenin ayazında vatandaşı elinde su bidonlarıyla sıraya sokanlar mı suçlu, yoksa bunu haberleştirenler mi suçlu? " ifadelerini kullandı.


Başkan Erdoğan, TRT Genç Kanalı Açılış Etkinliği'nde açıklamalarda bulundu.

Başkan Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:
Medya akademi sanat dünyamızın değerli temsilcileri, sevgili genç kardeşlerim sizleri en kalbi duygularımla hürmetle muhabbetle selamlıyorum. TRT Genç televizyon kanalımızın açılışı vesilesiyle sizlerle birlikte olmanın bahtiyarlığı içerisindeyim. Cumhurbaşkanlığı Külliyemize hepiniz hoş geldiniz safalar getirdiniz.

Bu kıymetli programı tertip eden TRT yönetimini ve emeği geçen herkesi yürekten kutluyor tebrik ediyorum.


TRT Genç Televizyon Kanalımızın gençlerimize milletimize hayırlı olmasını can-ı gönülden temenni ediyorum.

Türkiye'nin hem belleği hem de geleceği olan TRT ülkemizde ve Dünyada pek çok tarihi hadiseye tanıklık etti. Babalarımızın kulakları her akşam ajanslardaydı. Biz de Türkiye ve Dünyayı uzun yıllar TRT'den takip ettik. Her alanda TRT hayatımızda vazgeçilmez bir konuma sahip oldu. "Bizim kuşak ve bizden sonra ki nesil TRT ile büyüdü." dersek herhalde abartılı bir cümle kurmuş olmayız.

TRT bugün de önemli bir misyon üstleniyor. TRT iyiyi doğruyu hakkı önceleyen yayın ve yapımlarıyla kültürel yozlaşmaya karşı milli değerlerimizin bir seti olarak karşımızda duruyor.

Burada şunu da gururla ifade etmek isterim. TRT imzasını taşıyan bazı yapımların dünyadan ödüllerle dönmesi takdire şayan bir başarıdır.


Dizlerden sinema filmlerine ilgili ilgisiz her yere özenle yerleştirilen karakterlerle çarpık ilişkiler özendiriliyor sapkınlıklar teşvik ediliyor.

Özellikle çağımızın vebası olan bağımlılıkla mücadelede TRT Genç gibi mecraların katkısına ihtiyaç duyuyoruz. Aydınlık yarınlarımızın güvencesi olan gençlerimiz dijital platformların ve sosyal medyanın da etkisiyle bu belaların pençesine düşüyor.

Aile kurumumuz tehlike altında. Her telefon neredeyse bir kumarhane haline geldi.

Hangi türde olursa olsun bağımlılık öyle bir bela ki emniyet güçleri tek başına yeterli olmuyor.

Maalesef önümüzde ve ülkemizde her iyi işi taşlamaktan keyif alan bir kesim var. Bunlar ezberleri bozulsun istemezler. Fil Dişi kulelerden ahkam kesmeyi severler. Basın özgürlüğü hak hukuk adaleti dilden düşürmezler.

Söz konusu kendileri olunca savundukları hangi ilke varsa çiğnemekten çekinmezler. Bu çevrelerin öfke dolu saldırılarından TRT'miz de nasibini almaktadır.

"ŞIRACININ ŞAHİDİ BOZACI"
Malumunuz, Türkiye'nin başkentinde yaşayan milyonlarca vatandaşımız kışın ortasında haftalarca susuzluğa mahkûm edildi; insanlar gece yarılarında ellerinde bidonlarıyla su kuyruklarına girdi, aileler çamaşır, bulaşık ve banyo gibi en temel ihtiyaçlarını giderebilmek için musluğun, çeşmenin başında saatlerce nöbet tuttu.

Sosyal medya, çektikleri eziyeti paylaşan, yetkililere seslerini duyurmaya çalışan insanlarımızın feryatlarıyla doluydu. 2026'nın Türkiye'sine asla yakışmayan bu sahnelere hepimiz kimi zaman üzülerek, kimi zaman sorumlular adına utanarak tanık olduk.


Yani ortada, görevi kamu adına gözcülük yapmak olan medya açısından görmezden gelinemez bir haber vardı; kamu yararını gözeten basın kuruluşlarımız da milyonları perişan eden bu sorunu haberleştirdi, vatandaşa mikrofon uzattı, geceleri soğukta su bekleyen insanlarımızın şikâyetlerini ekranlara taşıdı.

Peki ne oldu? Medya, siyaset ve vatandaşın artan tepkisi, günlerdir halkın çığlıklarını umursamayanları en azından zahirde harekete geçirmeye zorladı; neticede meseleyi tam olarak çözemeseler bile rahat koltuklarından kalkıp halkımıza açıklama yapmak mecburiyetinde kaldılar, fakat her işlerinde olduğu gibi bunu da ellerine yüzlerine bulaştırdılar.

Söz var ya; "Şıracının şahidi bozacı" Birbirlerinin kusurlarını örtüyorlar. Bu beceriksizler korosuna şunları sormamamız lazım.

Gecenin ortasında vatandaşı elinde su bidonlarıyla sıraya sokanlar mı suçlu, yoksa bunu haberleştirenler mi suçlu? Kabahat, kış mevsiminin ortasında şehirlerimizi susuz bırakanlarda mı, yoksa vatandaşın çilesini ekrana taşıyanlarda mı? Basının görevi, kamu adına yöneticileri denetlemek, halkın şikâyetlerine mikrofon uzatmak ve vatandaşın sorunlarına özellikle ekranda yer vermektir.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turkishdailynews.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.