ABD'de Göçmenler Ölüme Sürükleniyor!
ABD'de Göçmenler Ölüme Sürükleniyor!
"Annem çok endişeli, lütfen aramama izin verin..." Bu notu yazdıktan bir saat sonra hücresinde ölü bulunan 26 yaşındaki Brayan, ABD göçmen kamplarındaki insanlık dramının sadece bir parçası. Trump döneminde kapasitesi yüzde 50 artırılan merkezlerde intiharlar tarihi rekor seviyeye ulaştı; lisan bariyerleri ve tıbbi ihmaller sabıkasız gençleri ölüme sürüklüyor!
"Annem çok endişeli, lütfen aramama izin verin..." Bu notu yazdıktan bir saat sonra hücresinde ölü bulunan 26 yaşındaki Brayan, ABD göçmen kamplarındaki insanlık dramının sadece bir parçası. Trump döneminde kapasitesi yüzde 50 artırılan merkezlerde intiharlar tarihi rekor seviyeye ulaştı; lisan bariyerleri ve tıbbi ihmaller sabıkasız gençleri ölüme sürüklüyor!
Amerika Birleşik Devletleri’nde Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Kurumu’na (ICE) ait göçmen gözaltı merkezlerinde son aylarda ardı ardına yaşanan trajik intihar vakaları, ülkedeki kamu sağlığı uzmanlarını ve insan hakları savunucularını ayağa kaldırdı. Associated Press (AP) ajansının titizlikle yürüttüğü kapsamlı bir araştırma, Donald Trump yönetiminin ikinci döneminde göçmen kamplarındaki denetimsizliğin ve tıbbi ihmallerin geri dönülemez bir kurumsal krize dönüştüğünü gözler önüne serdi.

Resmi verilere göre, 2025 yılından bu yana ICE gözetimi altında tutulan en az 51 göçmen hayatını kaybetti. Bu ölümlerin 10'unun doğrudan intihar neticesinde gerçekleşmesi, kurum tarihindeki en yüksek yıllık intihar oranı olarak kayıtlara geçti. Bir başka deyişle, kamplardaki her 5 ölümden biri intihar sebebiyle yaşandı.
Çaresizliğin Simgesi: Brayan Rayo’nun Çığlığı Duyulmadı
Kamplardaki sistemsel çöküşün ve duyarsızlığın en sarsıcı kurbanlarından biri, Missouri’deki bir ilçe hapishanesinde tutulan 26 yaşındaki Kolombiyalı göçmen Brayan Rayo Garzon oldu. Gözaltındayken COVID-19’a yakalanan ve ağır ateş ile halsizlik şikayetlerine rağmen tek kişilik izolasyon hücresine kapatılan Rayo, psikolojik durumunun kötüleşmesi üzerine defalarca ruh sağlığı desteği talep etti. Ancak çaresiz gencin randevuları personel yetersizliği bahanesiyle iki kez üst üste iptal edildi.

En temel insani bağlarından da koparılan Rayo’nun, kendisi için endişelenen annesiyle her gece yaptığı telefon görüşmeleri de "hijyen önlemleri" gerekçesiyle engellendi. Genç göçmenin gardiyanlara yazdığı ve "Annem çok endişeli, lütfen aramama izin verin" diye yalvardığı not, sistemsel kayıtsızlığın kurbanı oldu. Notu alan görevli "daha sonra ilgileneceğini" söyledi ancak bu konuşmadan sadece bir saat sonra Rayo, hücresinde ölü bulundu. Belgeler, Rayo’nun ilk sağlık taramasının bile yasal sınır olan 12 saat yerine, tam 35 saatlik devasa bir gecikmeyle yapıldığını ortaya çıkardı.
Kurbanlar Sabıkasız Genç Erkekler ve Aşılmayan Lisan Bariyerleri
İntihar vakalarının istatistikleri de durumun vahametini artırıyor. Hayatına son veren 10 kişiden 9’unun Hispanik (İspanyolca konuşulan ülke kökenli) erkek, birinin ise Çin vatandaşı olduğu belirlendi. Yaş ortalaması 32 olan bu göçmenlerin 7’sinin ABD topraklarında hiçbir şiddet içerikli suça karışmadığı, yani sabıkasız bireyler olduğu tespit edildi.
Ayrıca kamplardaki tecrit ve iletişim kopukluğunun insanları delirme noktasına getirdiği belgelendi. Duşta intihar etmiş halde bulunan Çinli bir göçmenin, kaldığı merkezde Mandarin dili bilen tek bir görevli bile olmaması sebebiyle tam 5 gün boyunca hiç kimseyle tek bir kelime dahi konuşamadığı, derdini anlatamadığı ve bu yüzden hiçbir psikolojik veya tıbbi yardım alamadığı anlaşıldı.
Kapasite Kontrolsüz Arttı, Denetim Tamamen Çöktü
Uzmanlara göre bu krizin arkasında, Trump yönetiminin göçmen politikasındaki agresif genişleme yatıyor. Göçmen gözaltı merkezlerinin kapasitesi kontrolsüz bir şekilde yüzde 50 oranında artırılarak 60 bine çıkarıldı. Bu devasa yığılmayı eritmek için sisteme dahil edilen özel şirketler ve yerel hapishaneler ise denetim ve bakım kalitesinin dibe vurmasına neden oldu.

Örneğin, Texas’taki Camp East Montana tesisinde yaşanan iki intihar vakasının ardından federal müfettişlerin yaptığı ani baskında, kampta tam 49 ayrı ciddi güvenlik ve idari ihlal saptandı. Merkezde intihar riski taşıyan kişilere yönelik yapılması zorunlu olan periyodik kontrollerin bile aylarca tamamen göz ardı edildiği ortaya çıktı.
Uzmanlar Uyarıyor: "Bu Ölümler Önleyebilirdi"
New York Cezaevleri eski Sağlık Direktörü Dr. Homer Venters, artış trendini "korkutucu ve sisteme dair büyük bir başarısızlık" olarak nitelendirirken; ünlü epidemiyolog Dr. Sanjay Basu, "İyi işleyen bir gözaltı mekanizmasında intihar neredeyse hiç yaşanmamalıdır. Çünkü riskli kişilerin erken tespiti ve korunması temel bir sorumluluktur. Bu ölümler göz göre göre geldi" diyerek Washington yönetimini acil önlem almaya çağırdı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
