SİYASİ CİNAYETLER CHP'NİN GENLERİNDE VAR
Haber
14 Ekim 2021 - Perşembe 12:00
 
SİYASİ CİNAYETLER CHP'NİN GENLERİNDE VAR
Türkiye’deki huzur ortamını sabote etmeyi ve korku iklimi oluşturmayı amaçlayan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun mesnetsiz açıklamalarının aksine, arşivler siyasi tarihimizin en kanlı olaylarının CHP eliyle işlendiğini ortaya koyuyor. Kılıçdaroğlu’nun AK Parti’yi suçlamak adına, ‘Siyasi cinayetler olabilir’ demesine rağmen siyasi suikastların en fazla CHP döneminde yapıldığı ortaya çıktı.
Vatan Hainleri Haberi
SİYASİ CİNAYETLER CHP'NİN GENLERİNDE VAR

2023 seçimlerine şaibe karıştırmak için çok tehlikeli bir toplum mühendisliği yürüten CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ‘siyasi cinayetler işlenebilir’ diyerek Cumhur İttifakı’nı zan altında bırakmak isterken, arşivler yakın tarih politik cinayetlerin kimler tarafından işlendiğini gözler önüne seriyor. Karanlık mahfiller tarafından işlenen vahşi cinayetler hafızalardaki tazeliğini korurken, 2012 yılında katıldığı bir tv programında adeta günah çıkartırcasına “Yazar Sabahattin Ali’yi CHP öldürdü” diyen Kılıçdaroğlu’nun kendi sözleri bile CHP’nin siyasi cinayet geçmişini ortaya koyuyor.

 

İlk cinayet itirafı Kemal'den
Türkiye’deki huzur ortamını sabote etmeyi ve korku iklimi oluşturmayı amaçlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun mesnetsiz açıklamalarının aksine, arşivler siyasi tarihimizin en kanlı olaylarının CHP eliyle işlendiğini ortaya koyuyor. Kılıçdaroğlu’nun AK Parti’yi suçlamak adına, ‘Siyasi cinayetler olabilir’ demesine rağmen siyasi suikastler en fazla CHP döneminde yapıldı. 2012 yılında katıldığı bir tv programında CHP’nin karanlık tarihi ile ilgili özeleştiride bulunan Kılıçdaroğlu’nun, “Sabahattin Ali’yi kim öldürdü? CHP” sözleriyle, ilk kez bir CHP lideri işledikleri cinayetleri itiraf etmiş oldu.

 

CHP’nin geçmişinden kan damlıyor
Yakın tarihimizin en önemli şahsiyetleri arasında yer alan, İstiklal Harbi’nde büyük kahramanlıklar gösteren cumhuriyet döneminin 1. Meclisi’nde Trabzon Mebusu olarak yer alan Ali Şükrü Bey, 1923 yılında Çankaya bahçesinde şehit edilerek Cumhuriyet Türkiyesi’nin ilk siyasi cinayeti olarak kayıtlara geçti. CHP tek parti hükümeti, 1925’te Hamidiye Kruvazörü ile Rize şehrini denizden, 1937-38’de Tunç Eli Harekatıyla Dersim’i havadan bombaladı. 1930’da Zilan Katliamı, 1943’te Van Özalp’te 33 Kurşun katliamı yaşandı. 1944’te ülkemize sığınan 145 Azerbaycanlı kardeşlerimiz CHP eliyle Rus zalimlerine teslim edildi ve oracıkta kurşuna dizilmesiyle Boraltan Köprüsü faciası yaşandı. İslam âlimlerinden İskilipli Atıf Hoca şapka kanunundan önce yazdığı “Frenk Mukallitliği ve Şapka” risalesi sebebiyle Ankara’da asıldı. Erbilli Esad Efendi de Menemen provokasyonu bahanesiyle 84 yaşında idam edildi.

 

1993’te darbeye gerek yoktu
CHP’nin yavrusu SHP’nin koalisyon ortağı olduğu 1993 yılı ise Cumhuriyet tarihinin en karanlık yılı olarak kayıtlara geçti. Dönemin Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş’in; “darbe yapmamıza gerek yoktu, zaten istediğimizi alıyorduk” dediği 1993 yılında Uğur Mumcu ve Eşref Bitlis suikastı gerçekleşti. ANAP İstanbul Milletvekili, eski Maliye Bakanı Adnan Kahveci ailesi ile birlikte Bolu-Gerede’de trafik kaza sonucu, Turgut Özal’ın kalp durması teşhisiyle şaibeli ölümü gerçekleşti. Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın ile JİTEM’in kilit isimlerinden Cem Ersever’in öldürülmesi, 33 askerin şehit edilmesi, Madımak olayları, Başbağlar faciası ve daha pek çok olay yine bu yılda meydana geldi.

 

Kanlı perde Ecevit'le kapandı
Hayatını İslami ilimlere adayan Hızır Ali Muratoğlu Hoca ile Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’ın şehit edilmesi ve Ahmet Taner Kışlalı’nın ölümü de yine CHP’nin devamı durumundaki Bülent Ecevit’in partisi DSP iktidarında gerçekleşti. CHP’nin iktidar iplerini elinde tuttuğu dönemde işlenen elim olaylar, “siyasi cinayet CHP’nin genlerinde var” yorumlarına neden oldu.

 

Siyasi cinayet iddialarına soruşturma
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı siyasetçilerin basın organlarına yansıyan “siyasi cinayetler işlenebileceği” iddialarıyla ilgili resen soruşturma başlattı. Başsavcılık, bazı siyasi parti yöneticilerinin “siyasi cinayetler işlenebileceği yönünde duyumlar alındığına” dair açıklamalarının basına yansıması üzerine varsa suç ve delillerin tespiti bakımından inceleme ve araştırma yapılmasına karar verdi. Basın Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülecek soruşturmaya ilgili bir başsavcı vekilinin görevlendirildiği öğrenildi.

 

‘Ben böyle bir istihbarat almadım’
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, siyasi cinayetler işleneceği iddialarına yönelik açıklamada bulundu. Trafik Birim Amirleri Koordinasyon Toplantısı’nda konuşan Soylu, şunları dile getirdi: “Ben İçişleri Bakanıyım, sordum, ‘Arkadaşlar böyle bir siyasi cinayet, bahsedildiği gibi toplumu kaosa sürüklemek üzere siyasi cinayet istihbaratı var mı?’, yok. Milli İstihbarat Teşkilatımıza soralım, sorduk, böyle bir bilgi yok. Bu bilginin devlet kaynakları dışında yabancı servisler ve terör kaynakları var. Yabancı servislerin kucağına oturmuşsanız sizi oynatırlar. Bu FETÖ taktiğidir, açık. Onlarla çok kol kola girerseniz, onların hamiliğini kabul ederseniz geleceğiniz durum da budur.”

Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı